İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

#VESTL 2022/9 Dönem Konsolide Finansal Tabloları ve 2021 Yıllık Faaliyet Raporu ile Detaylı Temel Analizi.

Merhaba dostlar,

kendimi temel analiz kapsamında geliştirmek ve şirketlerimi de tanımak bakımından incelemeler yapıyor ve bulduğum verileri yorumlamaya çalışıyorum. Burada paylaşma sebebim bakış açılarından faydalandığım hocalarım yanlışlarımı düzeltir ve bu sayede benimle birlikte okuyan arkadaşlarda faydalanır diye düşünüyorum. Yaptığım yorumlar uzman olduğumdan değil öğrenmeye çalıştığım içindir, ciddiye almayınız.

Bu yazımda şirket hakkında ki öğrenebildiğim tüm bilgileri paylaşmaya çalışacağım hiçbir şekilde uzmanlığım ve yetkinliğim yok amatör olarak ilgileniyorum.

Bu sebep ile yorumlarım benim kişisel yorumlarımdır. Yatırım tavsiyesi içermez. Lütfen uzmanlara danışarak yatırım kararlarınızı alınız.


Evet, bu temel analiz çalışmasında VESTL kodu ile Borsa İstanbul’da işlem gören Vestel Elektronik şirketini inceleyeceğim. Temel analiz kapsamında öncelikle şirket hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olmak gereklilik arz ediyor o sebep ile ilk olarak 2021 yıllık faaliyet raporunu okuyarak şirketi tanıyacağız ve sektör hakkında bilgi sahibi olacağız, daha sonra son açıklanan çeyreklik faaliyet raporunu okuyup ilgi çekici kısımları alacağız. Daha sonra 2022 yılı içerisindeki şirket haberlerine bakacağız, daha sonra şirketin mali yapısını bilanço, gelir tablosu, faaliyet etkinliği, maliyet etkinliği ve nakit akış tablosu şeklinde temel analizini yapacağız ve piyasa çarpanlarını ekleyeceğiz.

Temel analiz kapsamında şirket analizimi yaparken Rahmetli Yaşar Erdinç Hoca ve çok kıymetli Mahmut Çiftçi Hoca’larımın temel analiz modellerini kullanarak analizi yapmaya çalışacağım.

Lakin şunu da ifade etmeliyim ki; benim kendi öznel yatırım stratejim uzun vadeli olarak şirketlerin faaliyetleri ve faaliyetlerindeki kârlılıkları doğrultusunda şirketlerim ile ortaklığımı sürdürmek olduğundan analizimi de uzun vadeli bakış açısı ile yapmaya çalışacağım. İlk başlangıçta faaliyet raporundan aldığım verilerden okurken biraz sıkılabilirsiniz uzun tuttum. Çünkü faaliyet raporları şirketi, sektörü, şirketin faaliyetlerini tanımak bakımında çok önem arz ediyor.

Hadi başlayalım;

Kısaca Vestel’i tanıyalım

Vestel, üretim, Ar-Ge ve inovasyon yetkinlikleri ile hem Türkiye’de hem de küresel piyasalarda pazarı yönlendiren bir teknoloji şirketidir.

Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret AŞ elektronik, beyaz eşya, dijital ve mobil ürünler alanlarında faaliyet gösteren, 14’ü yurt dışında olmak üzere, toplam 24 şirketten oluşan küresel bir şirketler grubudur. Teknoloji-tasarım geliştirme ve ürün kişiselleştirme alanlarındaki yetkinliklerine dayalı geniş ürün gamı ile 158 ülkede farklı tüketicilerle buluşuyor. 19 bini (2021)aşan çalışanı, teknolojik üstünlük ile desteklenen üretim kabiliyeti ve ülke ihracatına yaptıkları katkı ile Türkiye ekonomisi için önemli bir gücü temsil ediyor.

Tüketici elektroniği ve beyaz eşya alanında dünyanın önde gelen özgün tasarım üreticilerinden (Original Design Manufacturer – ODM) biri olarak, Avrupa LCD TV pazarının ilk üç oyuncusundan biri, beyaz eşya pazarının ise ilk beş üreticisinden biri konumunda.

Türkiye’nin en çok bilinen markaları arasında yer alıyor ve Türkiye TV pazarında en büyük, beyaz eşyada ise ilk üç üreticiden biri..

Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden biri olarak, Endüstri 4.0 dönüşümünü
tamamlamak ve tam otomasyona sahip akıllı fabrikalara geçiş yapma hedefiyle çalışmalarını
sürdürüyor. Yapay zekâ (AI) yazılımları ve nesnelerin interneti (IoT) konusundaki yetkinlikleri ile
akıllı şehir ve akıllı ev platformlarında da öncü bir rol üstleniyor.

Küresel pazarda, ODM bazında gerçekleştirilen satışların yanı sıra, satın alınan bölgesel
markalar ve lisansı alınmış küresel markalarla markalı satış da yapılıyor. Avrupa pazarı için üretim
ve satış lisansını alınmış güçlü markalar arasında yer alan Sharp ile beyaz eşyada, Toshiba ile
televizyon alanında gerçekleştirilmiş iş birlikleri, pazardaki konumlarını güçlendiriyor. 2021 yılında
hem beyaz eşya hem televizyon alanında lisansladıkları Daewoo markası da pazardaki rekabet
güçlerini ve markalı satışlarını artırmalarına destek olacaktır.

Türkiye’nin en yaygın satış ve satış sonrası hizmet ağlarından birine sahip olarak uyguladıkları“çoklu
marka ve çoklu kanal stratejisi” ile geniş bir tüketici kitlesine ulaşıyorlar. Türkiye TV ihracatının
%90’ını, beyaz eşya ihracatının da üçte birini gerçekleştiriyor ve elektronik sektörünün 23 yıldır
ihracat şampiyonu. Televizyonda yıllık 10 milyon adet, beyaz eşyada ise yıllık 13,6 milyon adet
üretim kapasitesine sahip.

Manisa’da 1,3 milyon m2 alan üzerine kurulmuş olan Vestel City üretim tesisi, Avrupa’nın tek
lokasyonda üretim yapan en büyük endüstri komplekslerinden biridir.

Vestel çok kanallı (omni-channel) pazarlama stratejisi kapsamında, bayi, satış noktası ve online satış
mağazalarının yanı sıra çeyiz mağazaları, hipermarketler, indirim marketleri, elektronik perakende
zincirleri ve e-ticaret siteleri vasıtasıyla geniş bir tüketici kitlesine erişim sağlıyor.

Vestel’in Küresel Faaliyet Ağı

Vestel, yurt dışı pazarlardaki satış stratejisini, A marka üreticiler, distribütörler ve perakende zincirlerine ODM hizmeti kapsamında yapılan satışlar ile Vestel Grubu’nun sahip olduğu bölgesel markalar ve lisansını aldığı küresel markalarla yapılan markalı satışlar eksenlerinde yapılandırıyor.

Vestel’in yurt dışı pazarlama-satış yapılanması, toplam 10 ülkede faaliyet gösteren dış ticaret
ofislerinin yerel organizasyonları; yakın coğrafyalarda ise doğrudan satış noktalarından oluşuyor.

Vestel ODM hizmeti verdiği müşteri portföyünü büyütmenin yanı sıra, Avrupa’da satın alarak
portföyüne kattığı bölgesel markalar ve lisansladığı küresel markalarla yurt dışı pazarlarda marka
penetrasyonunu ve pazar payını artırmayı da hedefliyor.

Yurt dışı pazarlama ve satış faaliyetlerini bağlı ortaklığı Vestel Ticaret’in bünyesinde yer alan dış
ticaret şirketlerinin yerel satış ve dağıtım ağı aracılığı ile yürütüyor. Bu satış-dağıtım ağı; İngiltere,
Fransa, Almanya, İspanya, Hollanda, Polonya, Romanya, Rusya, Kazakistan ve Birleşik Arap
Emirlikleri’ndeki dış ticaret ofislerinden oluşuyor. Diğer uluslararası pazarlardaki satış ve pazarlama
faaliyetleri ise doğrudan Vestel Ticaret tarafından gerçekleştiriliyor.

Vestel’in Rekabet Avantajları

Rekabet avantajı yatırım yapacağımız şirketler bakımından çok önemli bir konu.

Buffett, rekabet gücü yüksek şirketi şu şekilde tanımlıyor: “Belirli bir bölgede veyahut her yerde ürettiği ürünün veya ürünün kalite seviyesinin bir eşdeğerinin bulunmadığı şirket.”

Rekabet gücü yüksek şirketlerin  uzun vadeli yatırımdaki önemi noktasında ise çeşitli guruların görüşleri şu şekildedir: P. Fisher, “Common Stocks and Uncommon Profits” eserinde rekabet gücü yüksek şirketlerin önemini vurgulamak için şu sözleri sarf ediyor: “50 yıllık yatırım tecrübeme dayanarak şunu  rahatlıkla söyleyebilirim ki yatırımlarınızı pazar payını koruma kabiliyeti olan rekabet gücü yüksek şirketlere kanalize etmeniz sizin yararınıza olacaktır.

Buffett gibi duayen bir yatırımcının bir işi batırdığını duymak biraz garip gelebilir ama bu, durumun gerçek olduğunu  değiştirmiyor (tıpkı Graham’ın borsada iflas ettiği, Keynes’in borsada iki kere tüm parasını sıfırladığı, Newton’un manipülasyon tuzağına düşüp servetini kaybettiği, Mark Twain’in borsada bir servet kaybettiği gerçeği gibi…) Peki Buffett gibi duayen bir yatırımcıyı batıran  şey neydi? Hagstrom, “The Warren Buffett Way” eserinde Buffett’in rekabetin çok yüksek olduğu bir alanda diğerlerinden kendini ayırabilecek özellikleri olmayan bir şirketi alma hatasına düştüğü için şirketini batırdığını ifade ediyor. Bu hatasından ders çıkaran Buffett, bundan  sonraki alım kararlarında mümkün mertebe öncelikle tekel olan, değilse rekabet gücü yüksek olması sebebiyle hendekleri olan şirketleri portföyüne alıyor.

Vestel şirketinin rekabet avantajlarına bakacak olursak;

Yenilikçilik
Güçlü Ar-Ge yapısı, üretim kabiliyetleri ve donanımlı insan kaynakları ile müşteriler için yeni
bir değer yaratma, müşteri ihtiyaçlarını kısa sürede ve teknolojik çözümlerle karşılama,
inovasyonu hızlı ve herkes için ulaşılabilir kılma.

Ölçekleyici Üretim Modeli, Üretimde Esneklik ve Ürün Kişiselleştirme
Yurt dışı pazarlardaki çeşitli sosyo-kültürel yapıya sahip farklı müşterilerin ihtiyaçlarına
zamanında, doğru ürün, doğru fiyat ve doğru satış kanalları ile cevap verme,
Esnek üretim kabiliyeti ile farklı müşteriler için çok sayıda farklı modelde ürün geliştirebilme.

Müşteri Taahhüdü ve Deneyimi
Orijinal tasarım ve üretimden nokta dağıtıma kadar A’dan Z’ye kusursuz ODM hizmeti sunulması, Avrupa’da müşterilerin markalarıyla doğrudan rekabete girmeme, hızlı üretim ve teslimat, küçük montanlı siparişleri karşılayabilme kabiliyeti, Türkiye’deki yaygın satış ve satış sonrası servis ağı,
fark yaratan satış sonrası müşteri deneyimi.

Maliyet Avantajları
Güçlü üretici kimliğiyle tedarikte ve özellikle en önemli maliyet unsuru olan ham madde/komponent alımlarında ölçek ekonomilerinden yararlanma,

Avrupa’nın tek alan üzerinde kurulu en büyük üretim komplekslerinden biri olan Vestel
City’de tek çatı altında üretim yapmanın sağladığı verimlilik, etkinlik ve maliyet avantajları,

Üretim tesislerinin Avrupa pazarına yakınlığı sayesinde Uzak Doğulu rakiplere karşı nakliye
maliyeti ve teslimat zamanında avantaj,

Beyaz eşyada Manisa’daki gelişmiş yan sanayi olanakları ve tedarikçilere yakınlığın yanı sıra,
üretim tesislerinin İzmir limanlarına yakın olmasının dağıtım ve lojistik açısından sağladığı
maliyet avantajları,

İzmir limanlarındaki ithalat ve ihracat konteyner payındaki büyüklük,

Farklı ve karma lojistik modellemelerinin en iyi şekilde uygulanarak lojistik maliyetlerinin
düşürülmesi,

Avrupalı üreticilere göre daha düşük birim işçilik maliyeti,

Avrupa’daki üreticilere göre daha yeni ve modern üretim tesisleri,

Türkiye’nin Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığı ülkelere yapılan ihracatta bu anlaşmalara
sahip olmayan ülkelerin üreticilerine karşı gümrük vergisi avantajı.

Dijital Dönüşümde Öncülük

Yenilikçilik özelliğiyle, kurulduğu günden bu yana teknolojiyi ve inovasyonu bir şirket kültürü
haline getirmiş olması,

Geniş teknoloji yeteneği ve vizyonu,

Endüstri 4.0 dönüşümü,

Dijitalleşen iş süreçleri,

Dijitalleşerek güçlenen müşteri deneyimi,

Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne yaptığı gibi dijital dönüşümüne de öncülük etmesi,

Türkiye’den dünyaya teknoloji ihraç eden bir şirket olarak ürettiği çözümler, getirdiği
yenilikler ve pazara sunduğu ürünlerle dijital dönüşümün merkezinde yer alması.

Yaşar Erdinç Hoca eğitimlerinde her zaman yönetim kurulu başkanının mesajlarını okumamızı önemle tavsiye ederdi. Özellikle son birkaç yıllık geriye dönük faaliyet raporlarındaki yönetim kurulu başkanı mesajlarını okumamızı isterdi. Çünkü eğer geçmiş yıllarda verdiği sözleri yerine getirebilmişse büyük ihtimalle gelecek yıllarda da aynı başarıyı sürdürecek ve verdiği sözleri tutacaktır.

Şirketlerin yönetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu başkanlarının yatırım yaptığımız şirketler için son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple yönetim kurulu üyelerini ve yönetim kurulu başkanının öz geçmişlerini okumakta fayda görüyorum. Buffett’de yatırım yaptığı şirketlerin yöneticilerine önem verirdi, hatta şöyle bir ifadesi de vardı: “Bir aptalın bile yönetebileceği işlere para yatır, çünkü gün gelir bir aptal başına geçer.”

Bir aptalın bile yönetebileceği iş basittir. Yani 7 yaşındaki de 77 yaşındaki de anlatınca işi anlar. Buffett bu tarz şirketleri seviyor.


Yani yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin geçmişteki başarılarını okumak ve ortak olduğumuz şirketi kimlerin yönettiğini bilmek son derece önem arz ediyor.

Bu bakımdan Vestel şirketinin yönetim kuruluna baktığımızda yönetim kurulu başkanının hakim ortak Zorlu Holding’in de sahibi ve yönetim kurulu başkanı olan sayın Ahmet Nazif Zorlu olduğunu görüyorum. Yedi kişilik yönetim kurulunun soy isimlerinden de anladığım kadarıyla dört ismin aynı aileden olduğunu, kalan üç isimin bağımsız üyelerden oluştuğunu görüyorum. Şirketin kurumsallığı bakımından yönetim kurulunda ağırlık olarak aile üyelerinden oluşmasını olumsuz olarak değerlendiriyorum.

Baktığımız zaman Ahmet Nazif Bey’in öz geçmişinde başarılı bir kariyeri olduğunu görüyorum. Tekstil sektöründe ticari faaliyet gösteren bir aileden gelen, ticaret ve işletmecilik tecrübesi ile iş hayatında başarılı girişimler yaptığını ve sonuç olarak da Zorlu Holding gibi büyük bir Holding kurarak başarılı bir iş hayatı olduğunu görüyorum.

Yönetim Kurulu Başkanı ve Ceo Mesajlarından Çıkarımlar

Yönetim Kurulu Başkanı ve Ceo mesajlarını okuduktan sonra bir yatırımcı gözüyle şirketin geleceği adına olumlu gördüğüm önemli noktalar;

-158 ülkeye satış yapabilen ihracat odaklı bir şirket olarak kur riskini yönetebilmesi ve döviz geliri olması ve geniş pazar ağı olması olumlu bir durum.

-Önümüzdeki (2021 yıllık faaliyet raporu)birkaç yıl içinde kademeli olarak 160 milyon avro tutarında yatırım. Güncel kur ile yaklaşık 3.2 milyar TL yatırım ile beyaz eşyada üretim kapasitesini %50 oranında artırmayı hedefliyor. Yapılacak olan yeni kapasite artırım yatırımı, yatırımlar bittiğinde ciroya katkısı şirket adına çok olumlu olacaktır.

-Avrupa pazarındaki satış gücünü artırırken, özellikle beyaz eşyada Kuzey Amerika, Güney Amerika, Orta Doğu ve Güney Afrika gibi dünyanın birçok başka bölgesinde de etkinliklerini artırmak üzere çalışıyorlar ve Kuzey Amerika’da açmayı planladıkları satış ofisiyle başta ABD olmak üzere bölgedeki faaliyetleri büyütmeyi hedefliyorlar. Ülkeler arası serbest ticaret anlaşmaları gibi gelişmeleri yakından takip ederek bulundukları pazarlardaki çalışmaları geliştiriyor, yeni pazarlara açılmak üzere çalışma ve araştırmaları sürdürüyorlar. 160 milyon avro yatırım ile beyaz eşyadaki %50 üretim kapasitesini artırma hedefleri ile şirketin pazar ağını genişletme çalışmaları şirketin geleceği adına çok olumlu. Beyaz eşya tarafında %50 üretim kapasitesini artırmak demek, gelecek yıllarda eğer hedeflenen pazarlarda satış başarısı sağlanırsa beyaz eşya tarafının ciroya katkısı %50 civarında artma potansiyeli taşıması demek oluyor. Olumlu.

-Her yıl cironun yaklaşık %2’sini Ar-Ge faaliyetlerine ayırıyorlar. Şirkete baktığımda şirketin en çok övündüğü kısım Ar-Ge çalışmaları olduğunu görüyorum ve şirketin rekabet avantajını Ar-Ge çalışmaları ile koruduğunu düşünüyorum o bakımdan cironun %2’sini Ar-Ge harcamalarında kullanmaları olumlu. Ar-Ge harcamaları finansal tablolarda takip edilmeli.

-Batarya konusundaki çalışmalar ve TOGG yerli otomobil projesindeki ortaklık, büyük bir dönüşüm yaşayan otomotiv sektöründe etkinliklerini artırmaları ve 2021 yılında, elektrikli araç şarj üniteleri tedariki için Iberdrola’dan sonra E.ON şirketi ile de anlaşma imzalamışlar. Ayrıca Türkiye’de ilk yerli elektrikli bisiklet bataryasının üretimine başlamışlar. Şirketin vizyonunun yeni dünya düzenine ayak uydurması elektrikli araç istasyonları ve elektrikli bisiklet bataryaları gibi farklı alanlarda çalışmaları olması şirketin geleceği adına çok olumlu.

-Telekomünikasyon sektöründe de iş birlikleri gerçekleştirerek katma değerli servisler ve 5G altyapısı ile ilgili çalışmalara da başlamışlar olumlu.

2021 Yılında Öne Çıkanlar

23’üncü kez ihracat şampiyonu

-2021 yılında yurt dışı pazarlarda 25.9 milyar TL satış gerçekleştirilmiş. Şirket kendi sektöründe 23. kez ihracat şampiyonu olurken tüm sektörler arasında 4. olmuş. Satış gelirlerinin %75’i ihracat gelirinden oluşmuş.

-Beyaz eşya tarafında Amerika pazarı dahil olmak üzere Avrupa dışı ülkelere satışları artarken Avrupa pazarında da pazar payını artırmayı başarmışlar. Olumlu

Güney Koreli Daewoo marka lisansı

-Markanın sahibi Posco International Corporation ile Daewoo markası altında beyaz eşya ve televizyon
üretimi ve satışı için 10 yıllık bir marka lisans sözleşmesi imzalanmış. Bu anlaşma Avrupa’daki pazar
paylarına katkı sunarken, Rusya ve Türki Cumhuriyetler’e yönelik satışlara da ivme kazandıracağı düşünülüyor, olumlu.

Elektrikli araç şarj üniteleri üretimi için Avrupa’nın önde gelen enerji şirketlerinden E.ON ile anlaşma

-Net sıfır emisyonlu bir gelecek için önem taşıyan elektrikli ve otonom araçlara yönelik olarak
otomotiv elektroniği ve elektrikli araç şarj üniteleri ile bu alandaki çalışmalar genişlemeye
devam ediyor. Iberdrola’dan sonra E.ON şirketiyle de anlaşma imzalayan Vestel. Bu kapsamda Almanya’da birçok noktada kullanılacak elektrikli araç şarj ünitelerini Vestel üretecek, olumlu.

Yeni nesil ses, görüntüleme ve sensör şirketi DTS ile iş birliği.

-Play-Fi ses teknolojili TV’ler geliştirmek için yeni nesil ses, görüntüleme ve sensör alanında dünya
lideri olan DTS şirketi ile iş birliği anlaşması yapıldı. İş birliği çerçevesinde kablosuz ses sistemi olan
Play-Fi özelliğini destekleyen Vestel televizyonların üretimine 2022’nin ikinci yarısında başlayacaklarmış. Bu analizi yaptığım tarih 10.01.2023 son çeyrek açıklanan yıllık faaliyet raporunda bu kısımlara dikkat etmeye çalışalım bakalım söylenildiği gibi başlanmış mı?

Telekomünikasyon altyapısı için telekom şirketleri ile iş birliği

-TV tarafında, internet tabanlı TV yayıncılığı hizmetinin alınmasını sağlayan over-the-top (OTT)
kutuların üretimini yaparak, içerik sağlayıcılar ve telekom operatörleriyle iş birliği güçlendiriliyor.
Telekomünikasyon tarafında, 5G alt yapısıyla ilgili çalışmalara da başlanmış. Telekom şirketleri için Home Gateway Modem (yeni nesil modem) ve IPTV Set Top Box (set üstü kutu) üretiyorlar.

En İyi Ar-Ge Merkezi

-Vestel üretimdeki gücünü Ar-Ge vizyonlarından, dünyanın farklı bölgelerindeki sekiz Ar-Ge
merkezinden ve bu merkezlerde görev yapan yaklaşık 1.600 kişilik dev Ar-Ge ekibinden alıyor.
Her yıl cironun yaklaşık %2’sini Ar-Ge faaliyetlerine ayırıyor. 2021 yılı itibarıyla Türkiye’de en çok
Ar-Ge harcaması yapan 10 şirketten biri. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Ar-Ge Merkezleri Ödülleri’nde bu yıl da sektöründe En İyi Ar-Ge
Merkezi Ödülü’nün sahibi olmuş. Olumlu

2021 yılında en çok Avrupa patenti tescili alan Türk şirketi

-Avrupa Patent ofislerinde Vestel Elektronik’te 51; Vestel Beyaz Eşya’da 9 olacak şekilde toplam 60
adet Avrupa patenti tescillenmiş ve böylece en çok Avrupa Patenti tescili alan Türk şirketi olmuş.

-2021’de toplam tescil edilen patent adedi ise 102 oldu ve patentlerden toplam 50 milyon TL
gelir elde edilmiş, olumlu.

Yenilenebilir enerji yatırımlarını artırıyor.

-Buzdolabı ve çamaşır makinesi fabrikalarına enerji dağıtımı yapan tesisin çatısına kurulan 142
kWp’lik güneş paneli ile yıllık 230 MWh enerji üretmeyi planlıyorlar. Güneş enerjisi yatırımlarının
artarak devam etmesini hedefliyorlar. Bu yatırım şirketin satışların maliyeti kaleminde düşüş yaratacaktır, olumlu.

Vestel Türkiye’nin en değerli 11. markası oldu

-Uluslararası finans kuruluşu Brand Finance’in 2021 en değerli markalar listesinde Vestel, bugüne dek
gördüğü en yüksek marka değerine ve marka sıralamasına ulaştı. Vestel, sıralamada 16’ncılıktan
11’inciliğe yükselirken, ilk 15 marka içinde sektörler arası ve kendi sektörü içinde en hızlı büyüyen
marka oldu. Vestel’in marka değeri bir yılda %44 artarak, 493 milyon dolardan 709 milyon dolara
ulaştı.

Şirketin ürün gruplarını incelediğimde satışlarını koruyabilmesi bakımından zengin ürün portföyü olmasını ve çok geniş alanlarda iş alanı olmasını çok olumlu görüyorum. Ar-Ge çalışmaları ile şirket ürünlerinde rekabetçi konumunu uzun vadede sürdürmeye devam edecektir diye düşünüyorum. Olumlu.

Vestel Elektronik Hissesi

Kâr Payı Dağıtımı
Vestel Elektronik Kâr Dağıtım Politikası olarak, dağıtılabilir kârının en az %25’ini nakit ve/veya bedelsiz pay olarak dağıtmayı benimsemiştir. (32 yılda sadece 7 defa temettü dağıtmıştır)
Şirket 2021 yılında, 2020 yılına ait net dağıtılabilir dönem kârının yanı sıra olağanüstü yedekler ve özel
fonlardan oluşan geçmiş yıllara ait kaynaklarını da kâr dağıtımına konu ederek pay sahiplerine %24
brüt temettü verimi ile hisse başına brüt 7,04 TL nakit kâr payı dağıtımı gerçekleştirmiştir. Temettü üç
eşit taksitte ödenmiştir.


Şirketin Manisa’nın Gördes ilçesinde Meta Nikel Kobalt AŞ. isminde maden şirketi de var imiş. Vestel’in konsolide bilançosunda özkaynak yöntemi ile konsolide ediliyor. Vestel’in bu şirketteki payı %50, Bu şirkette kendi içerisinde çok farklı projeleri ve yatırımları var. META, maden arama, işletme, ihracat, Ar-Ge ve yatırım faaliyetleri olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin Manisa-Gördes’teki nikel-kobalt maden işletmesinin yanı sıra Eskişehir ve Uşak’ta da nikel rezervleri bulunuyor. Eskişehir’de cevher üretim faaliyetlerine devam eden META, Uşak’ta jeolojik etüt çalışmaları ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde nikel ve kobalt maden arama çalışmaları yürütüyor. Nikel, paslanmaz çelik endüstrisi başta olmak üzere, korozyona karşı dirençli alaşımlar, zırh kaplama ve savunma sanayiinde kullanılıyor. Günümüzde elektrikli araçlar ve enerji depolama sistemlerinde
kullanılan bataryaların kompozisyonunda nikel ve kobalt elementleri bulunuyor. Gelişen teknoloji ile
birlikte batarya ömrünün artırılması için yapılan çalışmalarda kompozisyondaki nikel oranının
yükseltilmesine paralel, batarya kullanım ömrünün uzadığı tespit edilmiştir. Yakın bir gelecekte
batarya ve enerji depolama sistemlerindeki nikel kullanım oranının kademeli olarak artırılması ile
nikele olan talebin hızla artması bekleniyor. Meta Nikel Kobalt A.Ş. web sitesinden detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Şirketin Aydın Yazılım Elektronik ve Sanayi AŞ (AYESAŞ) ve Vestel Savunma Sanayi A.Ş. adında iki tane daha şirketleri var ve Vestel Elektronik’in konsolide finansal tablolarında özkaynak metoduyla konsolide edilmektedir. Fakat şirketler net yükümlülük pozisyonunda oldukları için kayıtlı değerleri sıfır olarak alınmaktadır.

Şirketin imtiyazlı payı bulunmaması olumlu. İmtiyazlı paya sahip olan şirketleri uzun vadeli yatırım kapsamında olumlu görmüyorum.

2021 yılında beyaz eşya üretiminde kapasite kullanım oranı %88 olarak gerçekleşirken (2020 Kapasite Kullanım Oranı %77). Yıl içinde yapılan kapasite artışı yatırımlarıyla, buzdolabı üretim kapasitesi yıllık 650.000 adet, çamaşır kurutma makinesi üretim kapasitesi ise yıllık 450.000 adet arttırılırken, Vestel’in toplam beyaz eşya üretim kapasitesi yıllık 12.500.000 adetten 13.600.000 adede yükselmiş.
Televizyon üretiminde ise 2020 yılında %68 olan kapasite kullanım oranı 2021 yılında %59 olarak
gerçekleşmiştir.

Genel olarak 2021 yılı faaliyet raporundan kayda değer gördüğüm gelişmeler bunlardı. Buradan sonra 2022/9 dönem faaliyet raporuna göz atalım.

Şirketin genel bilgileri ile başlayalım 9 ay öncesine göre bir değişiklik var mı?


Baktığımızda şirketin kayıtlı sermaye tavanı 2 milyar TL, yani demek oluyor ki şirket ileride ödenmiş sermayesini artırma girişiminde bulunabilir. Sermaye yapısını güçlendirmek isteyebilir. Ödenmiş sermayesine baktığımızda 335.456.275 TL imiş. Bizim piyasamıza göre ne çok büyük ne de çok küçük bir sermaye yapısı olduğunu söyleyebiliriz orta ölçekli bir şirket.

Ortaklık yapısına baktığımızda; halka açık kısmı 30 Eylül 2022 itibari ile %38,63 olduğunu görüyoruz. Halka açıklık oranı makul bir seviyede. Fakat 28 Nisan 2022’de hakim ortak Zorlu Holding A.Ş.’nin borsadaki paylarını sattığını ve şirket üzerindeki ortaklık payını %63,70’den %61,54’e gerilediğini görüyoruz. Hakim ortakların hisse satışını olumsuz bir durum olarak değerlendiriyorum. 2021 yılı yıllık faaliyet raporunu okurken 2021 yılında yine hakim ortak Zorlu Holding tarafından hisse satışı yapıldığını %66,51 olan payını 2021 yılında %63,7’e düşürdüğünü 2022 Eylül döneminde ise %61,53’e düşürdüğünü görüyoruz. Hakim ortakların hisse satması her ne sebep ile olursa olsun olumsuz bir durumdur.

*2021 yılı yıllık faaliyet raporundan

(31.12.2021 itibarıyla Şirketin toplam çalışan sayısı 19.119’dur.)

Şirketin faaliyet raporunu okurken gördüğüm en dikkat çekici nokta Ar-Ge çalışmaları oldu. Şirketin ciddi derecede Ar-Ge faaliyetleri bulunuyor. Sektördeki diğer şirketlere karşı rekabet avantajını da Ar-Ge faaliyetleri ile sağlayacağını düşünüyorum.

Şirketin teknoloji ve ürün geliştirme çalışmalarında ürün yelpazesinin epey geniş olduğunu görüyorum. Özellikle içten yanmalı motorların ve fosil yakıt tüketiminin azaltılmasına yönelik küresel çapta yeşil enerjiye dönüşümün başlatıldığı yeni ekosistemde elektrikli araç şarj istasyonları ve elektrikli bisiklet bataryaları gibi alanlara şirketin yönelmesi, ilk siparişini Salcano’ gibi bir bisiklet markasına gerçekleştirdikten sonra şirketin dünyaya batarya üretip satma hedefinin olmasını son derece değerli ve olumlu görüyorum.

Şirketin Faaliyetleri ve Sektördeki Önemli Gelişmeler

Pandemi sonrası dönemde küresel anlamda genel gündem, yükselen enflasyon oranları ve merkez bankalarının artan enflasyonla mücadelede aldığı agresif sıkılaştırma önlemleri olmuştur. Özellikle üçüncü çeyreğin son günlerinde gelen temel ekonomik veri setleri, küresel olarak ekonomik iyileşmenin ve yatırımların önünü açacak güven ortamının henüz başlamadığına işaret etmektedir. Bu aşamada ekonomik yavaşlamanın gerçekleşmesinden ziyade, zaten başlamış olan ekonomik yavaşlamanın şiddetinin tahmin edilmesi daha önemli hale gelmiştir.
Geçtiğimiz yüzyılda enflasyonla mücadelede denenen ortodoks para politikalarının, diğer bir deyişle merkez bankalarının agresif sıkılaştırmalarının ekonomik durgunluğa yol açması, ekonomik aktiviteye yönelik endişeleri körüklemektedir.

ABD tarafında, artan işsizliğe bağlı olarak tüketim ve sermaye harcamalarının azalacağına ve bunun büyümeyi olumsuz etkileyeceğine yönelik beklentiler üçüncü çeyrekte de güçlenmeye devam etmiştir. ABD’deki teknik resesyon hala sürerken, Amerikan Merkez Bankası FED’in bu yıl sonuna kadar enflasyonu kontrol edebilmek için ekonomiyi resesyona sokma maliyetini daha fazla kabullenir hale geldiği, geçtiğimiz dönemde gerçekleştirdiği açıklamalarda öne çıkan unsur olmuştur. Ancak büyüme ve konut piyasasına ilişkin artan endişeler daha yüksek faiz arttırımları için FED’in hareket alanını kısıtlayacaktır. Bu duruma bağlı olarak da 2023 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren faiz indirimlerinin başlayabileceği tahmin edilmektedir.

Avrupa tarafında ise bu sene başından itibaren ana gündem Ukrayna’da devam eden savaşa bağlı olarak artan enerji maliyetlerinin, özel tüketim ve sanayi üretimi üzerindeki olumsuz etkileri olmuştur. ABD’den daha uzun süreli bir resesyon riski ile karşı karşıya olan ve finansal koşulların oldukça sıkılaştığı Avrupa’da Avro’nun değer kaybı hızlanmış ve EUR/USD paritesinde 1,0 seviyesinin altı görülmüştür. Avrupa Merkez Bankası ECB’nin Eylül ayındaki 75 baz puanlık rekor faiz arttırımı da Avro’daki değer kaybını önleyememiştir.

Türkiye’de son dönemlerde büyümeyi sürükleyen güçlü iç tüketim ve dış talep ikinci çeyrekte de ekonomik büyümede etkili olmuştur. Ancak, yüksek enflasyon ortamının satın alma gücü üzerinde yarattığı baskı ve ihracat piyasalarında gözlenen yavaşlama önümüzdeki dönemde ekonomide bir ivme kaybı yaşanma riskini artırmaktadır.

Pazar araştırma şirketi GfK Türkiye’nin perakende satışları baz alarak hazırladığı televizyon sektörü raporuna göre, 2022 yılının ilk çeyreğinde %13 daralan yurt içi televizyon satışları, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın düşük baz etkisi ve enflasyondaki artış dolayısıyla öne çekilen talep nedeniyle %2 oranında büyüme göstermiştir. Büyüme trendi Temmuz-Ağustos döneminde de devam etmiş ve TV satışları %2 artış kaydetmiştir. Böylece yılın ilk sekiz ayında perakende TV satışlarındaki düşüş %4 olarak gerçekleşmiştir.

GfK’nın Türk televizyon üreticilerinin ana ihracat pazarı olan Batı Avrupa’da, 5 büyük Avrupa ülkesini (EU5) kapsayan verilerine göre, yılın ilk yarısında tüketicilerin alım gücündeki düşüş ve devam eden Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı belirsizlikler nedeniyle geçen yılın aynı dönemine göre %6 oranında gerileyen perakende TV satışlarındaki düşüş yılın üçüncü çeyreğinde daha da hızlanmış ve %12’ye ulaşmıştır. Böylece yılın ilk dokuz ayında pazardaki daralma %8 olarak gerçekleşmiştir. Yılın üçüncü çeyreğinde TV satışları İtalya ve Almanya’da çift haneli daralma gösterirken, beş ülke arasında büyüyen tek pazar %2’lik sınırlı bir büyüme ile İspanya pazarı olmuştur.

6 ana ürün grubunu kapsayan yurt içi toptan beyaz eşya satışlarında geçen yılın yarattığı yüksek baz etkisi (6A21:%27) nedeniyle 2022 yılının ilk yarısında yaşanan %8’lik daralmanın ardından, yılın üçünde çeyreğinde baz etkisinin tersine dönmesiyle birlikte (3Ç21:-%11) %1’lik sınırlı bir artış gözlenmiştir. Böylece yurt içi beyaz eşya satışları yılın ilk 9 ayında kümüle bazda %5 oranında azalmıştır.

GfK Türkiye’nin perakende satışları baz alarak hazırladığı beyaz eşya sektörü verilerine göre Ocak-Ağustos döneminde perakende satışlar da toptan satışlara benzer şekilde %4 oranında daralmıştır.

GfK’nın 5 büyük Avrupa ülkesine (Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya ve İspanya – EU5) ilişkin verilerine göre, geçen yılın yüksek baz etkisi (6A21: %17), artan enflasyonist baskılar ve Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı jeopolitik belirsizliklikler nedeniyle yılın ilk yarısında %5 gerileyen perakende beyaz eşya satışları, yılın üçünçü çeyreğinde Fransa, İngiltere ve Almanya pazarlarında yaşanan çift haneli daralmanın etkisi ile %12 oranında küçülmüştür. Böylece yılın ilk dokuz ayındaki daralma %7 (9A21: %8) olarak gerçekleşmiştir. Türkiye beyaz eşya sektörü ihracatı ise ana pazarı olan Batı Avrupa’daki daralmaya rağmen yatay kalmıştır.

“Bu kısım faaliyet raporundan alıntılanmıştır.”

Beyaz eşya üretiminde 2021 yılının ilk dokuz ayında %89 olan kapasite kullanım oranı, 2022 yılının ilk dokuz ayında %77 olarak gerçekleşmiş. Devam eden kapasite artırımı programı kapsamında, Vestel Beyaz Eşya’nın toplam üretim kapasitesi ilk 9 ayda yıllık 13,6 milyon adetten 15,1 adete yükselmiş.

TV üretiminde ise 2021 yılının ilk dokuz ayında %55 olan kapasite kullanım oranı 2022 yılının ilk dokuz ayında %50 olarak gerçekleşmiş.

2022 yılı için genel tabloya baktığımızda şirketin satışları küresel çaptaki daralan ekonomi sebebi ile adetsel bazda satışlarını artıramamış fakat TL bazında satışlarını geçen seneye göre dönemsel olarak %80 artırarak korumayı başarabilmiş. Bu ekonomik konjonktürde şirketin elinde olmayan sebeplerden ötürü adetsel bazda satışlarını artıramamasını şirket bazında bir sorun olarak görmüyorum. Küresel olarak tüketicinin enflasyon sebebi ile alım gücü düşmüş ve resesyon beklentileri ile tüketicinin harcamalarında temkinli davranmak zorunda kaldığını düşünüyorum.

Ve şirket ekonominin daralmasına rağmen yılın ilk dokuz ayında toplam 2.235.797 bin TL (141 milyon USD) tutarında yatırım harcaması gerçekleştirmiş. Yatırım harcamalarının %38’i makine ve teçhizat alımları, %18’i bina yatırımları, %12’si kalıp yatırımları, %16’sı araştırma ve geliştirme faaliyetleri ve %16’sı ise diğer yatırımlardan oluşmaktadır.

Resesyon beklentileri sebebi ile şirket satışlarını artıramamış olabilir fakat şirketin maddi duran varlık alımı kapsamında sayılabilecek olan makine ve teçhizat alımları, bina yatırımları gibi yatırımlarına devam etmesi ilerleyen dönemlerde ekonominin tekrar yoluna girmesi ile şirketin gelecek dönemdeki satışlarını artırma konusunda olumlu olarak değerlendiriyorum.

2022 yılı içerisinde gelen şirket haberleri

13.02.2022


Vestel, Metaverse evrenine giriş yapıyor. Şirket, dijital dünyaların birleşiminden doğan ve son dönemde teknoloji gündeminin en önemli konularından biri haline gelen Metaverse’de sanal showroom projesini başlattığını duyurdu.

04.03.2022

Vestel Elektronik Sanayi Ve Ticaret A.Ş.

Elektrikli araç şarjı ihraç edecek Vestel, Benelüks ülkeleri ve Almanya’nın en önemli elektrik şarj hizmeti sağlayıcılarından Eneco eMobilitiy ile anlaşma yaptı

12.04.2022 

Vestel Elektronik Sanayi Ve Ticaret A.Ş.

Kâr dağıtımının yapılamayacağının 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda pay sahiplerinin bilgisine sunulması hakkında

Şirket 2022 yılında 2021 yılına ait dağıtılabilir net dönem kârını dağıtmama kararı almış. Şirketin eğer finansman ihtiyacı varsa ve işletme sermayesi ve yeni yatırımları için dış finansman ihtiyacı duyacaksa eğer bu durumda temettü dağıtması mantıklı olmazdı. Bu bakımdan olumlu. Şirketin mali yapısını incelerken bu konuyu değerlendireceğiz.

05.05.2022 

Vestel Elektronik Sanayi Ve Ticaret A.Ş.

Pay Alım Satım Bildirimi

Hakim ortak Zorlu Holding 28.04.2022 tarihinde özel emir yöntemiyle 4.797.600 lot hisse satmış ve hissede ki ağırlığı %62,27’ye gerilemiş. Her ne sebep ile olursa olsun hakim ortakların hisse satışı olumsuz bir durum.

27.07.2022

Vestel Elektronik Sanayi Ve Ticaret A.Ş.

Teknoloji ihracatıyla büyüyor Türkiye’de televizyon pazarının lideri, beyaz eşyanın ise ilk üç üreticisinden biri olan Vestel, yeni nesil teknoloji ihracatında da hızlı büyüyor. Yerli batarya ve elektrikli araç şarj ünitelerini farklı ülkelere gönderdiklerini belirten Vestel CEO’su Turan Erdoğan, “Gücünü Ar-Ge’den alan bir teknoloji şirketiyiz” dedi

Bu haberin içeriği şirket adına çok önemli konular içeriyor. Bu haberi dikkat ile okumanızı öneririm.

Önemli gördüğüm başlıkları alacağım.

Teknoloji ihracatıyla büyüyor

Türkiye’de televizyon pazarının lideri, beyaz eşyanın ise ilk üç üreticisinden biri olan Vestel, yeni nesil teknoloji ihracatında da hızlı büyüyor. Yerli batarya ve elektrikli araç şarj ünitelerini farklı ülkelere gönderdiklerini belirten Vestel CEO’su Turan Erdoğan, “Gücünü Ar-Ge’den alan bir teknoloji şirketiyiz” dedi.

Elektrik-elektronik sektöründe Türkiye’nin yaklaşık çeyrek asırdır ihracat şampiyonu olan, geçen yıl 2.6 milyar dolarlık ihracat geliri elde eden Vestel, yeni nesil teknolojilerde de adından söz ettiriyor. Vestel CEO’su Turan Erdoğan “Katma değeri yüksek teknoloji ihracatında Vestel’in payı artacak. Vestel mühendislerinin tasarladığı ve geliştirdiği ürünlerimizi dünyanın 158 ülkesine ihraç ediyoruz. Elektrikli araç şarj ünitelerini dünyanın dört bir yanına ulaştırıyoruz. Batarya üretimimiz Vestel’in büyümesine ivme kazandıracak” dedi.

Vestel’in başarı grafiğinin teknoloji, inovasyon ve ihracat odaklı sürdürülebilir iş modeli sayesinde istikrarlı bir seyir izlediğini belirten Vestel CEO’su Turan Erdoğan, Türkiye’de televizyon pazarının lideri, beyaz eşyanın ise ilk üç üreticisinden biri konumunda olduklarını belirterek şunları söyledi:

“Hayatı kolaylaştıran ve insanlara fayda sağlayan ürünlerimizle Türkiye’nin adını dünyanın 158 ülkesine ulaştırıyoruz. Her zaman altını çizerek söylediğimiz bir şey var: Vestel yalnızca bir beyaz eşya ve TV üreticisi değil, bir teknoloji şirketi. Bu kapsamda geleceğin teknolojilerine yatırım yapıyor, üretimindeki gücümüzü Ar-Ge yatırımlarımızdan alıyoruz. Türkiye’de en çok Ar-Ge harcaması yapan ilk 10 şirket arasındayız. ABD, İngiltere, Çin, Hong Kong, Tayvan, Türkiye’deki Ar-Ge merkezlerimizde toplam 1800 kişi çalışıyor.”

Marka değerinde ilk 5’te yer aldı
Vestel, bu yıl uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance’in Türkiye’nin En Değerli Markaları Araştırması’nda geçen yıla göre 7 sıra yükseldi ve 4. sırada yer aldı. Marka değeri 720 milyon dolara ulaştı.

Vestel, yerli bisiklet bataryası üretim ve ihracatına ek olarak bugün dünyada küçük ev aletleri trendlerinde önemli bir yer tutan, tüketicinin yoğun talep gösterdiği şarjlı dik süpürge ürünü için de batarya üretimine başladı. Geçen yıl ilk yerli bataryalı dik süpürgeyi ürettiklerini kaydeden Erdoğan, “Tasarım ve üretimi tamamen Vestel kaynaklarıyla yapıldı. Seri üretime en kısa sürede başlamayı planlıyoruz. Bu gelişmeyle birlikte katma değeri yüksek ihracatta Vestel’in payı artacak. Gaziemir Serbest Bölge’de yer alan fabrikamızda gerçekleştirdiğimiz batarya üretimimiz Vestel’in büyümesine ivme kazandıracak” diye konuştu.

Dünyayı ‘şarj ediyor’
Dünyada elektrikli arabaya artan talep ile küresel batarya üretiminin ivme kazanması nedeniyle Avrupalı ve Asyalı şirketlerin rekabeti yaşanıyor. Vestel de bu alanlar başta olmak üzere yeni nesil teknolojilerde elini güçlendirecek hamlelerde bulunuyor. İhracat ajandalarının en önemli gündem maddesinin yeni alanlara odaklanmak olduğunu belirten Erdoğan, “Özellikle son 2 yılda imza attığımız başarılarla bu yolda önemli bir mesafe kat ettik. Elektrikli araç şarj cihazları yani kısaca EVC bu alanların en önemlilerinden biri. Dünya genelinde çok ciddi bir EVC talebi var. Yaptığımız anlaşmalarla EVC’leri dünyanın dört bir yanına ulaştırıyoruz. Dünyanın en büyük elektrik hizmeti şirketlerinden Iberdrola’nın İngiltere, İtalya ve İspanya’daki elektrikli araç şarj noktaları için destek oluyoruz. Ayrıca, Almanya’nın önde gelen enerji şirketlerinden E.ON ile elektrikli şarj cihazları üretimi için anlaşmaya vardık. Almanya’da evlerde ve yol üzerinde yaklaşık 28 bin E.ON elektrikli araç şarj noktası bulunuyor. Şarj istasyonlarında Vestel tarafından üretilen EVC’leri kullanılacak” dedi.

Bisikletlere batarya
Küresel batarya üretiminde Avrupalı ve Asyalı şirketler arasında ciddi rekabet yaşanıyor. Çinli ve Güney Koreli şirketler dev batarya fabrikaları inşa ederken, Avrupalı ülkeler süreci yakından takip ederek şirketlerine rakiplerini yakalaması için teşvikler sağlıyor. Bu pazarda çok ciddi bir potansiyeli olduğunu ve katma değeri yüksek ihracata olanak tanıdığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Ülkemizin bulunduğu stratejik konum başta olmak üzere Çin’e alternatif bir tedarikçi olmamız için gerekli olan her şeye sahibiz. Biz de bu konuda harekete geçerek geleceğin teknolojisi ve ihtiyaçlarını barından bu alanda varlığımızı güçlendirecek hamlelere imza atıyoruz. Pandemi koşulları elektrikli bisiklet sektörünü pozitif etkiledi. 2020 yılı öncesinde kısa mesafe ulaşım aracı olarak kullanılan bisikletler, elektrikli bisiklet teknolojisinin gelişmesi ile artık kısa ve orta mesafede ulaşım aracı olarak tercih edilmeye başlandı, 2024- 2025 yılları için belirlenen satış hedeflerine 2020’de ulaşıldı. Avrupa’da 2020 yılında 4.5 milyon adet elektrikli bisiklet satılırken satılan her beş bisikletten bir tanesi elektrikli bisiklet oldu. Biz de ilk elektrikli bisiklet bataryasının üretimine başladık. Donanım, yazılım, mekanik tasarımları ile üretim ve test altyapısı tamamen Vestel mühendisleri tarafından yapıldı. 2020’de ilk siparişi Salcano’dan alarak seri üretime başladık. Ayrıca, Avrupa’nın en büyük e-bike şirketi olan Hollanda merkezli Accell Group ile batarya üretimi için anlaşma yaptık. İlk yerli batarya üretiminin yanı sıra ilk ihracatı da gerçekleştirdik.”

Bu haber başlıklarının şirketin geleceği adına çok önemli olduğunu düşünüyorum.

29.08.2022

Vestel Elektronik Sanayi Ve Ticaret A.Ş.

Pay Alım Satım Bildirimi

29.08.2022 tarihi ile hakim ortak Zorlu Holding tarafından yıl içerisinde ikinci bir defa 2.455 milyon lot satış yapılmış. Bu işlem ile birlikte oy hakkı %61,54′ gerilemiş. Hisse satışını tekrar ifade ediyorum olumsuz bir durum.

20.09.2022

Vestel Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret A.Ş., Vestel Elektronik Sanayi Ve Ticaret A.Ş.

Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret AŞ’nin VESBE Hissesi Satım Bildirimi

Bu sefer Vestel Elektronik A.Ş. Bağlı ortaklığı bulunan ve borsa da Vesbe kodu ile işlem gören Vestel Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de 30 milyon lot satış gerçekleştirmiş bu satış ile birlikte şirketteki ortaklığı %80,66’e gerilemiş. Finansal tabloları incelerken bu satışların sebebini anlamayı umuyorum.

31.10.2022

Vestel Elektronik Sanayi Ve Ticaret A.Ş.

TOGG Resmi Açılış ve Üretim Süreci

29.12.2022 

Vestel Elektronik Sanayi Ve Ticaret A.Ş.

Pay Alım Satım Bildirimi

Son olarak 28.12.2022 tarihinde hakim ortak Zorlu Holding 2 milyon lotluk bir satış işlemi daha gerçekleştirmiş. Bu işlem ile birlikte oy hakkı %60.95’e gerilemiş. Tekrar ifade ediyorum olumsuz bir durum!

2022/9 Dönem Konsolide Finansal Tablolar Temel Analizi

Evet şirket haberlerini de göz attıktan sonra artık şirketin mali yapısını analiz kapsamına alıyorum. İlk olarak şirketin bilançosundan varlıklar kısmından başlıyorum.

Varlıkların ilk kısmı olan dönen varlıklardan ve dönen varlıkların ilk kalemi olan nakit ve nakit benzerleri kaleminden başlıyorum. Son 40 bilanço dönemine (10 yıl) baktığımız zaman şirketin son iki buçuk yıldır nakit miktarının azaldığını ve nakit ve nakit benzerleri kaleminin dönen varlıklar içerisinde %5.25 bir ağırlığa sahip olduğunu görüyorum. 2022/9 döneminde toplam dönen varlıkların 28.953.525 TL olduğunu düşündüğümüzde nakit miktarı şirket açısından çok düşük seviyede. P. Lynch, bir şirketi analiz ederken nakit ve nakit benzerleri kalemindeki artışı olumlu yorumladığını ifade etmektedir. Şirketin son beş yıllık grafiğine baktığımızda nakit seviyesi en dip seviyesinde. Üstelik son iki yılda yaşanılan TL’deki yüksek değer kaybını düşündüğümüzde olumsuz bir durum.

Şirketin böyle bir durumda temettü dağıtmasını bir yatırımcı olarak ben zaten istemezdim. Temettü dağıtmamaları en azından olumlu bir karar olmuş.

Nakit ve nakit benzerleri kaleminin içeriğine bakalım. 1 milyar 59 milyon vadesiz mevduat olarak bankada duruyormuş. 25.1 milyon kasada duruyormuş. 248 milyon vadeli mevduat olarak duruyormuş. Toplamda 1.520.071 bin TL hazır değerleri varmış.

Dönen varlıklar içerisinde en yüksek ağırlığa sahip olan stoklar kalemi ile devam ediyorum. Stoklar kaleminin dönen varlıklar içerisindeki ağırlığına baktığımda %51.68 ağırlığı olduğunu görüyorum. Öncelikle şirketler için önemli maliyet kalemlerinden birinin de stoklar olduğu unutulmamalıdır. Birçok büyük şirket bu  maliyet kaleminden kurtulmak için tedarikçilerine yanı başında fabrika açma şartı koşar. O yüzden şirketin stoklarını azaltması olumludur. Vestel Elektronik 2020 yılının başından bu yana stoklarını artırıyor bu olumsuz. Stok artış ve azalışları daima satış ve kârlılık kalemleriyle birlikte incelenmelidir. Şirket stoklarını azaltırken satış ve kârlılığını arttırıyorsa bu olumludur.

Şirketin son bir yıllık stok artış oranına bakıyorum. Baktığımda %91 oranında stok artışı olduğunu görüyorum son bir yıl içerisinde. Aynı dönem içerisinde bir yıllık net satış artışına baktığımda %69.57 artış olduğunu görüyorum. Stokların net satışlardan fazla artmasını olumsuz olmasını değerlendirmekle beraber stokların içeriğine de bakmak istiyorum.

Stoklar kaleminde stokların artışı kadar stokların içeriği de önem arz etmektedir. Eğer şirketin stoklarının çoğunluğu ham madde ise bu olumludur. Lakin çoğu mamul ve yarı mamulse bu ileride sorun oluşturabilir(Bulunduğumuz enflasyonist dönem bu durumda istisna olabilir).O sebeple finansal rapor kısmından şirketin stoklarının durumuna bakmamız gerekiyor.

Stoklar kaleminin içeriğine baktığımda %53.20’sinin ilk madde ve malzemelerden oluştuğunu görüyorum. Bu ilk madde ve malzeme kaleminin yüksek ağırlıkta olması olumludur.

Dönen varlıkların bir diğer ağırlıklı kalemi olan ticari alacaklar kalemi son çeyrek dışında bir yükseliş trendinde olduğunu görüyorum. Şirketin ticari alacaklarını tahsil edip bu kalemin ağırlığını azaltması olumludur. Ticari alacaklar kaleminin dönen varlıklar içerisindeki ağırlığına baktığımda %28.95 bir ağırlığı olduğunu görüyorum. Şirketin nakit ve nakit benzerlerinin %5.25 olduğu bir durumda ticari alacak ve stok oranlarının bu denli yüksek olması olumsuz bir durum.

Ticari alacak artışlarını bir de satış ve kârlılığı ile birlikte incelemek gerekir. Ticari alacakların son bir yıllık artışına baktığımızda %80.7 oranında artış olduğunu görüyorum.

Şirketin yıllıklandırılmış net satışlarına baktığımda %69.57 artış olduğunu görüyorum. Ticari alacak artışlarının net satış artış oranından yüksek olmasını olumsuz olarak görüyorum.

Diğer alacaklar kalemi de dönen varlıklar içerisinde %8.29’luk bir ağırlık ile nakit ve nakit benzerlerinden daha yüksek bir orana sahip. Bu artış olumsuz bir durum. Özellikle 2019 Haziranından itibaren arada bir kaç dönem düşüşler olsa da genel olarak yükselen bir trend içerisinde bu da olumsuz bir durum.

Diğer alacaklar kaleminin detaylarına baktığımızda ilişkili taraflardan alacaklar kaleminin artış olması olumsuz.

Genel olarak toparlarsak dönen varlıklar içerisinde bu dört kalemin toplam ağırlığı %94.18 geriye kalan %5.81’lik kısım ise diğer küçük kalemlerden oluşuyor. Çok büyük bir yekün tutmadığı için detaylara girmiyorum.

Dilerseniz aşağıdaki tablodan diğer küçük kalemleri inceleyebilirsiniz. Bu kutucuk içine almış olduğum kalemlerin dönen varlıklar içerisindeki toplam ağırlığı %5.81.

Burada benim en çok dikkatimi çeken nakit ve nakit benzerleri kaleminin çok düşük seviyede olması ve ticari alacaklar ve diğer alacaklar kaleminin yükselmesi oldu. Genel olarak olumsuz.

Duran varlıklar kalemi ile devam edeceğiz.

Duran varlıklar kalemi içerisinde biz ağırlık olarak en yüksek kalemlerin maddi duran varlıklar ve maddi olmayan duran varlıklardan oluşmasını isteriz. Duran varlıklar içerisinde ağırlık olarak sıralama yapacak olursak;

  1. %51.04 Diğer alacaklar
  2. %30.80 Maddi duran varlıklar
  3. %6.31 İştirakler, iş ortaklıkları ve bağlı ortaklıklardaki yatırımlar
  4. %4.47 Maddi olmayan duran varlıklar
    olduğunu görüyorum. Diğer alacaklar ve iştirakler, iş ortaklıkları ve bağlı ortaklıklardaki yatırımların duran varlıklar içerisinde bu kadar yüksek olması benim kendi öznel düşüncemde olumsuz bir durumdur.

Duran varlıklar içerisindeki aşağıda siyah kutucuk içine aldığım diğer kalemler görece daha düşük bir yekün tuttuğu için detaylara inmiyorum. Altı kalemin toplam ağırlığına baktığımda %7.38’lik bir ağırlık taşıyor duran varlıklar içerisinde. Benim kendi öznel düşünceme göre buradaki duran varlıklar kalemi içerisinde en sorunlu kalem diğer alacaklar kalemi. Olumsuz.

Şirketin varlıklarının analizini bitirdikten sonra yükümlülükler ve özkaynakların analizine geçiyorum.

Salt buradaki özkaynak ve borçların dağılımına bakarak kabaca bir şirketin sağlıklı bir mali yapıya sahip olup olmadığının analizi yapılabilir.

P. Lynch, sağlıklı bir bilançoda kaynakların %75 özsermaye, %25 borç olduğunu ifade etmektedir. David Dreman (Contrarian Investment Strategies) sağlıklı bir bilançoda borçların özsermayenin %40’nı geçmemesini önerir. Yaşar Erdinç Hoca tüm kaynakların en az %51 özsermayeden oluşan şirketlerin sağlam ve sağlıklı bir bilançoya sahip olarak kabul edilebileceğini söylerdi.

Vestel Elektronik şirketinin borç ve özkaynak dağılımına baktığımızda %21.11 özkaynak, %78.89 borç dağılımına sahip. Az önce referans vermiş olduğum büyük yatırım gurularının kriterlerine uymadığını, yüksel kaldıraç ile varlıklarını finanse ettiğini görüyorum. Bu bakımdan şirketin sağlıklı bir mali yapıya sahip olduğunu söyleyemeyeceğim. Olumsuz.

Öncelikle borçlar kısmından başlıyorum. P. Lynch, tüm borç kalemleri içerisinde en riskli borç türünün kısa vadeli finansal borçlar olduğunu ifade ediyor. Bu yüzden ilk olarak kısa vadeli finansal borçlardan başlıyorum.

Şirketin kısa vadeli finansal borçları kısa vadeli borçlarının %38,98’ini oluşturuyor. Fazlasıyla yüksek bir oran. Şirket adına olumsuz. Nakit ve nakit benzerleri kaleminde şirketin ne kadar yetersiz nakdi olduğunu zaten görmüştük.

En önemli kısa vadeli borç kalemleri;

Borçlar kısmında ticari borçların artmasını isteriz bu olumlu bir durumdur. Finansal borçların ise makûl gerekçeler olmadıkça azalmasını isteriz.

P. Lynch net nakit pozisyonunda olan şirketlerin bilançolarının iyi bir bilanço olarak nitelendirilebileceğini ifade etmektedir. Şirketin net nakit veya net borç pozisyonunu bulmak için tüm finansal borçlar ve kasadaki nakit durumuna bakıyorum. 

Şirketin kısa vadeli ve uzun vadeli finansal borçlarının toplamı 19 milyar 319 milyon 404 bin TL kasasında ise 1 milyar 520 milyon 72 bin TL nakit var. Finansal borçtan nakit kalemini çıkarttığımda +17milyar 799 milyon çıkıyor. Yani şirket 17.9 milyar TL net borç pozisyonunda, olumsuz bir durum.

Hagstrom, (The Warren Buffett Way) Buffet’in daima düşük borçlu şirketleri sevdiğini söylerdi. Her ne kadar bazı analistler işlerin iyi gittiği dönemde borçla büyümenin iyi olabileceğini söylesede, Chancellor’un “Devil Take the Hindmost” adlı çalışması bize işlerin iyi gittiği dönemin bir anda kötüleşebileceğini ve bu durumda yüksek borçlu şirketin yıkılma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Buffet (Berkshire Hathaway Letters to Shareholders 1965-2019)  mektuplarında yüksek borçlu şirketlerin ekonominin yavaşladığı dönemlerde büyük çaptaki tehditlere karşı korunaksız kalabileceği hususunda bizi ihtar ve ikaz ediyor.

Burada şirketin yukarıda izah edilen risklere maruz kalıp kalmadığını anlamak için birkaç rasyoya bakacağız. Bunlardan birincisi şirketin kısa vadeli borçlarını ödeyebilme ile ilgili sorunu olup olmadığını anlatan cari orandır. Gelişmiş ülkelerde oranın 2x ve üstü olması makûl kabul edilirken gelişmekte olan ülkelerde 1.5x ve üstü olması makul kabul edilmektedir.

Vestel şirketinin cari oranı 0.65 seviyesinde. Yani şirketin dönen varlıkları kısa vadeli yükümlülüklerini karşılamaya yetmiyor. Söz gelimi 100 liralık borcunun 65 lirasını ödeyebilecek gücü var. Kalan 35 lirayı bir şekilde borç bularak finanse etmek zorunda anlamı çıkıyor bu cari orandan. Olumsuz.

Bir diğer oran ise şirketin tüm borçlarının tüm varlıklarına oranını gösteren kaldıraç oranıdır. Bu oran şirketin orta ve uzun vadede borç ödeme konusunda bir sorun yaşanıp yaşanmayacağı dair bize fikir verir. Gelişmiş ülkelerde %50 ve altı kaldıraç oranı makul kabul edilirken gelişmekte olan ülkelerde bu oran %70’e kadar makûldur. Vestel Elektronik’in kaldıraç oranı ise %78.89 seviyesinde. Şirketin kullanmış olduğu kaldıraç oranı riskli bir seviyede. Orta ve uzun vadede borç ödeme ile ilgili sorun yaşama riski maalesef ki bulunuyor. Ve tabi bu cari oranın da düşük olması kısa vadeli finansman sağlamak bakımından ekstra finansman maliyetleri yaratıyor, olumsuz bir durum.

Kısa vadeli borçları ödeme konusunda iki rasyo daha eklemek istiyorum. Bunlardan birisi likidite oranı. Likidite oranı elinizdeki nakde çok hızlı çevrilebilecek varlıklar ile kısa vadeli borçlarınızın ne kadarlık kısmını ödeme gücünüz var onu ölçer. Vestel şirketine baktığımızda likit oranı 0.30 seviyesinde. Çok düşük bir oran. Olumsuz.

Likidite Oranları Nedir?

Son borç ödeme rasyomuz ise nakit oran. Nakit oran rasyosu da şirketin kısa vadeli borçlarını elindeki hazır nakit değerler ile ödeme gücünü ölçer. Şirkete baktığımızda maalesef ki nakit varlıkları ile kısa vadeli borçlarını ödeme gücü yok. Olumsuz.

Belki borç kısmı üzerinde çok durduk ama P. Lynch borcu olmayan şirketin batması çok zordur derdi. Şirket analizini uzun vadeli yatırım stratejisi kapsamında yaptığım için ve yatırım yaparken tüm düşüncemizin;”acaba bu şirket yıllar sonra sağlıklı bir şekilde ayakta kalmaya devam edecek mi?” sorusu olacağı için borçlar kısmını uzun tuttum.

Borçlar kalemini bitirdikten sonra sırada özsermaye kalemi var. Yaşar Erdinç Hoca, finansal tablolarda en çok özsermaye (özkaynak, özvarlık da denir) kalemine önem verirdi. “Bir şirkette tek bir kaleme bakma hakkım olsa bunu özsermaye kaleminden yana kullanırım”diyerek ne kadar önem verdiğini de ifade ederdi. Peki Yaşar Erdinç Hoca niçin özsermaye kalemine bu kadar önem verirdi? Çünkü siz aktiflerinizi borçlanarak da büyütebilirken sermayeyi sabitlersek özkaynaklarınızı sadece ve sadece kar ile büyütebilirsiniz.

Vestel şirketi son 6 yıl da bazen duraksamalar olsa da genel olarak özkaynaklarını artırarak ilerlemiş. Olumlu.

Şirketin özsermayesini inceledikten sonra sırada özsermayeyle ilişkili olan bir diğer önemli veri olan özsermaye kârlılığı var. Öncelikle özsermaye kârlılığı verisinin özsermaye verisi kadar yanıltıcılıktan uzak olmadığını ifade etmek isterim. Şirketin esas faaliyeti dışında  oluşan ve sürdürülebilir olmayan kârları özsermaye karlılığını yukarı çekebilir. Ayrıca bir şirket yüksek kaldıraç kullanarak (hiç arzulanan bir durum değildir) özsermaye kârlılığını yukarı çekebilir. Bu yüzden özsermaye kârlılığı incelenirken çok dikkatli olunmalıdır.

Vestel şirketine baktığımızda özvarlık kârlılığı geçmiş yıllarının ortalamalarına yakın bir seviyede %19.04 özsermaye kârlılığı ile çalışıyor. Esas olarak bizim arzuladığımız risksiz getiri oranı olan mevduat faizinin ve enflasyonunda üzerinde reel bir özvarlık kârlılığı sağlamasıdır. Son bilanço döneminde TÜİK’e göre, Eylül ayı itibariyle yıllık enflasyon  TÜFE’de %83.45 olduğuna göre özsermaye kârlılığı %19.04 olması olumsuz bir durum.

Tabi burada az önce yukarıda da ifade ettiğim gibi özvarlık kârlılığını etkileyen bazı spesifik ve değişken durumlar vardır, söz gelimi şirket yatırım yapmış olabilir ve bu sebeple net dönem kârı düşüş yaşamış olabilir. Veya esas faaliyetlerinden olmayan diğer gelir/gider kalemlerinde oluşan bazı durumlar nedeniyle net dönem kârında düşüş yaşanması özvarlık kârlılığında yanıltıcılık yaratabilir. O sebep ile finansal tabloların ve faaliyet raporlarının detaylı analizini yaptıktan sonra genel bir perspektif içerisinde değerlendirmemiz daha sağlıklı olacaktır.

Özsermaye kârlılığı analizinin en sağlıklı yollarından olan dupont analizinin diğer bileşeni olan aktif kârlılığına baktığımızda şirket son 5 yılda neredeyse aktif karlılığı olarak ortalama seviyelerinde kalmış. Yani aktif kârlılık demek şirketin tüm varlıkları ile dönem sonunda eline geçen net kâr oranı %3.93 olmuş. Dayanıklı tüketim sektör ortalaması ise %6.79 sektör ortalamasınında altında kalması olumsuz. Az önce özsermaye kârlılığı verisinde de ifade ettiğim gibi net dönem kârını oluşturan sebepleri dikkatli bir şekilde gelir tablosu kısmında analiz etmemiz gerekiyor.

Greenblatt, aktiflerini kârlı kullanmanın bir şirketi özel kılabilecek faktörlerden olduğunu ifade ederdi ve eklerdi, %25 üzerinde bir aktif kârlılığı gayet makul bir orandır. Bu bakımdan Vestel Elektronik’in aktif kârlılığı %3.93 ile düşük seviyede, olumsuz.

Aktif kârlılığının analizinde önemli bir husus, şirketin kârlılığını sürümden mi (aktif devir hızı) yoksa pahalı satmaktan mı (net kâr marjı) sağladığıdır. Vestel şirketine baktığımızda aktif devir hızı %109.32 Yani şirket aktiflerinden fazla ciro üretmiş ama net kâr marjı tarafına baktığımızda şirketin maliyet yönetimi konusunda çok başarılı olduğunu söylememiz mümkün görünmüyor.

Baktığımız zaman sadece 2020 ve 2021 yıllarında şirketin net kâr marjını artırabildiğini görüyoruz. Bir yatırımcı olarak çok iştah açıcı bir durum değil.

Gelir tablosunun analizine geçmeden önce son kârlılık verisi olarak Roic verisine bakmak istiyorum. Yatırılan sermaye getirisi anlamına gelen değerli bir veri setidir. Hagstrom “The Warren Buffett Way” eserinde Buffet ‘in en sevdiği şirketlerin yüksek Roic değerli şirketler olduğunu söylerdi. Buffet yatırımcılara daima hisse başı kâra bakmak yerine Roic değerine bakmalarını tavsiye ederdi.

Literatürde beş yıllık ortalama %12 Roic değerinin makul olduğu söyleniliyor. Bu bakımdan Vestel Elektronik’in son beş yıllık ortalama Roic değerinin %20 civarında olduğunu görüyorum. Olumlu

Gelir Tablosu Analizi

Bilançonun analizi bittikten sonra sırada gelir tablosunun analizi var. Ben burada şirket analizimi uzun vadeli yatırım stratejisi kapsamında yaptığım için verilere çeyreklik değil geçmiş 10 yıllık verileri kullanarak şirketin istikrarlı bir şirket olup olmadığını anlamak için yıllıklandırılmış ve dönemsel grafikler kullanarak analizimi yapacağım.

Baktığımız zaman şirketin net satışları yıllıklandırılmış olarak bir yıl öncesinin aynı dönemine göre %69,57 artmış. Net satışlar son 10 yıllık periyotta istikrarlı olarak artmış ve buna paralel olarak faaliyet kârı da istikrarlı bir şekilde artmış. Öncelikle satışlar ve net faaliyet kârının birlikte paralel hareket etmesi olumlu. Net dönem kârı tarafına geldiğimizde 2021 Mart döneminden itibaren yatay bir seyir izlediğini görüyorum bunun sebeplerini gelir tablosunun alt kalemlerinde anlamaya çalışacağız. Çünkü yukarıda aktif kârlılık ve özsermaye kârlılığı verilerinde ifade etmiş olduğum net dönem kârının nasıl ve ne şekilde oluştuğu önem arz etmekteydi. Çünkü aktif kârlılık ve özsermaye kârlılığı verilerini yanıltan kısım burada saklı. Yıllıklandırılmış olarak net faaliyet kârı 6.2 milyar TL gelirken net dönem kârı 1.79 milyar geliyor. Net faaliyet kârı ile net dönem kârı arasında gelişen süreci kavramamız önemli.

P. Fisher gelir tablosunda en çok satışlar kalemine önem verirdi. Yaşar Erdinç Hoca kârları makyajlamak kolaydır lakin satışlar kısmında bunu yapmak çok zor derdi ve o da satışlar kalemine çok önem verirdi. Gallea ve Patalon satışları arttırmadan kârı arttırmanın iki yolu vardır; ya maliyetleri kısacaksınız ya da ürünlerinize zam yapacaksınız derdi ve hemen eklerdi bunlar sürdürülebilir ve istenilen şeyler değildir.

Vestel Elektronik şirketine baktığımızda son 10 yıllık periyotta istikrarlı olarak satışlarını artırdığını görüyorum, olumlu.

Yaşar Erdinç Hoca, uzun vade için en beğendiği şirketlerin, net esas faaliyet kârının ve net kârın paralellik arz ettiği şirketler olduğunu söylemişti ve bir muhasebe tüyosu vermişti: “Bu şirketlerin bilançolarında makyaj olmadığından emin olabilirsiniz.”

Vestel Elektronik şirketine baktığımızda son üç yıllık dönemde net faaliyet kârı ile net dönem kârının ayrıştığını görmekteyiz bu durumun sebeplerini birazdan gelir tablosunun diğer kalemlerini incelerken anlamaya çalışacağız.

Şirket analizinde gelir tablosunun en önemli kalemleri olan satış ve kârlılık çok önem verilen kısımlar, lakin en az onlar kadar önemli olan üç kısım ise; faaliyet etkinliği, maliyet etkinliği ve nakit akışıdır. Bu üçündeki bozulmalar orta vadede satış ve kârlılığın düzgün  yapısını da bozacaktır. Ben ilk faaliyet etkinliğinden başlayacağım. Burada stok devir hızı, stok devir süresi, alacak devir hızı, alacak devir süresi, ticari borç devir hızı, ticari borç devir süresi ve  nakit döndürme süreci kavramları mevcut. Bu kavramların kolay anlaşılması için şöyle bir örnek vereyim. Sizin bir bakkal dükkanınız olsun. Elinizdeki ürünleri (stokları) olabildiğince çabuk bitirmek istersiniz. Bu yüzden stok devir hızınız ne kadar yüksekse ve stok devir süreniz ne kadar düşükse sizin için o  kadar iyidir. Bakkaldaki veresiye defterinizde yazan alacakları müşterilerden olabildiğince çabuk almak istersiniz. O yüzden alacak devir hızı ne kadar yüksekse ve alacak tahsil süresi ne kadar düşükse sizin için o kadar iyidir. Bakkalda satacağınız ürünleri aldığınız firmaya ise olan borcunuzu olabildiğince geç ödemek istersiniz çünkü borcunuzu ne kadar geç öderseniz o parayı kendi işinizde kullanıp arttırma imkânınız o kadar fazlalaşır. O yüzden ticari borç devir hızınız ne kadar düşükse ve ticari borç ödeme süreniz ne kadar yüksekse sizin için o kadar iyidir. Bakkalı çevirmek için bazı günler kendi cebinizden para vermeniz gerekebilir. Ne kadar az süre cebinizdeki parayla bakkalı çevirirseniz bu sizin lehinize olur bu yüzden nakit döndürme sürecinin düşük olmasını isteriz. 

Şirketimizin stok devir hızı ve stok devir sürelerine bakacak olursak, şirketin stok devir hızı son iki buçuk yıllık periyotta hızla düştüğünü görüyoruz. Stok devir süresinin ise stok devir hızına paralel olarak arttığını görüyoruz. Yani grafiklerin anlamı şu: Şirket elindeki stoklarını artık elinden çok daha uzun sürede işleyip satabiliyor. Stok devir hızının düşmesi ve stok devir süresinin yükselmesi olumsuz bir durumdur.

Alacak devir hızı ve alacak tahsil süresine baktığımızda ise şirketin alacak devir hızını artırdığını alacak tahsil süresini düşürdüğünü görüyorum. Alacak devir hızının artması şirket adına olumlu bir durumdur. Baktığımız zaman alacak devir hızının 6.46 olduğunu sektör ortalamasının 4.65 olduğunu görüyorum. Sektör ortalamasının üzerinde, olumlu. Alacak tahsil süresi de alacak devir hızının artışına paralel olarak 56 güne düşmüş. Çok olumlu. Yani ürün satışını gerçekleştirdikten sonra ortalama olarak 56 günde alacağını tahsil ediyor anlamına geliyor olumlu.

Fakat bu alacak tahsil süresi ticari alacakları kapsıyor diğer alacaklar bu veri içerisinde değil. Diğer alacaklar kalemindeki artış ilişkili taraflarla olan alacakları kapsıyor yani şirketin kendi bağlı ortaklıklar iştiraklerinden olan alacaklar.

Son çeyrekte ticari borç devir hızı yükselmiş. Ticari borç devir hızının daima düşük olmasını ve ticari borç devir süresinin yüksek olmasını isteriz. Bu bakımdan olumsuz. Ticari borç devir hızı ne kadar düşük ve ticari borç devir süreniz ne kadar yüksek olursa elinizde tuttuğunuz nakit döndürme süreniz o kadar düşük olur.

Nakit döndürme süresi ise şirketin elindeki nakit ile ne kadar süre şirketin işletme sermayesini finanse ettiğini gösteren bir orandır. Nakit döndürme süresi yukarıda incelemiş olduğumuz stok devir süresi+alacak tahsil süresi bu iki veriyi birbiri ile topladıktan sonra ticari borç devir süresini çıkardığımızda kalan sonuç nakit döndürme süresidir.

Satışlar ve Kârlılık

Faaliyet etkinliğinden sonra sıra şirketin maliyet etkinliğinin analizini yapmakta. P. Fisher “Common Stocks and Uncommon Profits” adlı yatırımcılığın başucu kitabında “Bir şirket dünya kadar satış yapsa da kâr etmiyorsa önemsiz bir şirkettir” derdi. Peki bir şirket satış yaparken ve de arttırırken neden kâr edemez? Alternatif açıklamalar olmakla beraber en kuvvetli sebep şirketin maliyetlerini kontrol edememesi yani zayıf maliyet etkinliğidir. O yüzden analizde bu kısma çok önem veriyorum. Ayrıca Buffet “The Pampered Chef” adlı şirketi alırken alma gerekçesinin şirketin büyümek için fazla sermayeye ihtiyaç duymaması olduğunu ifade etmiştir. Şirketin maliyet etkinliğinin analizinde birçok şeye bakılabilse de ben net satış maliyeti, net finansman gideri/net satış ve faaliyet gideri/net satış verilerine bakıyorum. Yaşar Erdinç Hoca’da maliyet etkinliği için genel olarak bu üç veriye bakardı ama en çok net satış maliyeti verisine dikkat ederdi.

İlk olarak net satış maliyetine bakacak olursak, şirketin son 10 yıllık süreçte satışların maliyetini ciddi oranda aşağıya çektiğini görüyorum. Son derece başarılı ve olumlu bir durum. Sadece son çeyrekte 0,70 puan artış olmuş ve %72.30 oranına çıkmış genel olarak olumlu.

Ek bir bilgi olarak amortismanların satışların maliyetindeki oranını da eklemek isterim son çeyrek itibari ile %3.13 seviyesinde.

Esas faaliyet giderleri kalemi ile devam edelim. Bakınız esas faaliyet giderleri kaleminde son üç çeyrekte artış var, burada şirketin yeni yaptığı yatırımlar ve yeni personel alımlarının etkisini unutmamak gerekiyor. Yani satışların maliyetini yıllar içerisinde düşürüp stabil tutmayı başarmış lakin esas faaliyet giderlerinde bir artış söz konusu. Bu kalemin detaylarına inmemiz gerekiyor.

Esas faaliyet giderleri, faaliyet giderleri nasıl gelişmiş? Yani genel yönetim giderleri %128 artmış. Pazarlama giderleri %98 artmış. Araştırma ve geliştirme giderleri %74 artmış. Burada şirketin yeni personel alımlarını ve enflasyon sebebi ile maaşlardaki ücret artışını unutmamak gerekiyor.

2021/12 döneminde faaliyet giderleri cironun %13.73’ünü oluştururken son çeyrekte 2022/9 döneminde %15.06’ya yükselmiş. Yani şirket 100 liralık ürün sattığında 15.06 lirasını faaliyet giderlerine ödüyor. Yukarıda satışların maliyeti kalemi vardı %72.30 bu kalemin üzerine eklediğimiz de 87,36 TL bu iki kalemin maliyeti tutuyor. Bir de finansman giderleri var ona da bakalım.

Net finansman giderleri kalemine baktığımızda -2,04 olduğunu görüyorum. Yani burada bu eksi işareti aslında şirketin finansman geliri var anlamına geliyor.

Hemen finansman geliri/gideri kalemine bakıyoruz.

Bakınız finansman gelirinden giderlerini çıkarttığımız zaman 795.869.000 TL kalıyor. Bu rakamda cironun %2,04’üne denk geliyor yani şirket buradan 795 milyon 869 bin TL gelir yazıyor.

Bu durumda ne olmuş oldu? Yukarıda sıralamıştık, satışların maliyeti %72.30 idi faaliyet giderleri %15.06 idi bu iki oranı topladığımızda %87.36 oranını bulmuştuk. Şimdi buradan -%2.04 finansman giderini çıkartacağız ve bu durumda 85.32 oranını bulacağız. Yani şirket 100 liralık satış yaptığında brüt kârı 14.68 TL oluyor. Lakin analiz burada bitmiyor gelir tablosunda birkaç tane daha gelir gider kalemleri var. O sebeple gelir tablosu analizimiz devam ediyor.

Şirketin faaliyet raporunu okuduğumda gördüğüm kadarıyla şirket satışların maliyeti noktasında yaptığı teknolojik yatırım harcamaları ile maliyet yönetimini sürdürebilecek gibi görünüyor fakat faaliyet giderleri tarafındaki artışlara enflasyon sebebi ile oluşan maaş artışları ve yeni yapılan yatırımların ardından artan personel sayısı sebebi ile normal karşılıyorum.

Şimdi bu kısımdan sonra gelir tablosunun analizine grafikten değil tablo üzerinden devam edelim.

Evet şirketin dönemsel olarak konsolide net hasılatı/cirosu 1 numaralı kutucukta görüldüğü üzere 39.1 milyar TL. 2 numaralı kutucuk toplam satışların maliyeti. Cirodan satışların maliyetini çıkarttığımızda 3 numara brüt kâr rakamı kalıyor. Daha sonra 4 numaranın altında bulunan üç kalemin toplamı 6.09 milyar TL yapıyor. 4 numaralı kalemi de 3 numaralı kalemden çıkarttığımızda 5 numaralı kalem net esas faaliyet kârı kalemini buluyoruz. Yani 3.9 milyar net esas faaliyet kârı açıklamış şirket son 9 aylık dönemde. Burada bitti mi analiz? Tabi ki hayır.. Yeni başlıyoruz devam…

Net esas faaliyet kârı dönemsel olarak 3.9 milyar geldikten sonra sıra geliyor esas faaliyetlerden diğer gelirler ve esas faaliyetlerden diğer giderler kalemlerine. Nedir bu esas faaliyetlerden gelirler ve giderler kalemleri? Bakınız aşağıda 6 ve 7 numaralı kutucuklar analize başladığımız andan itibaren neden bu esas faaliyet kârı ile net dönem kârı arasındaki makas açıldı diye düşündüğümüz sorunun cevabını bize veriyor. O sebep ile kırmızı kutucuk ile işaretledim.

Esas faaliyetlerden gelirler ve giderler kalemleri şirketin esas faaliyetleri dışında oluşan gelir ve giderleri kapsayan kalemlerdir. Bu kalemler içerisinde; iştiraklerden, bağlı ortaklıklardan elde edilen temettü, iştiraklerden gelen temettüler ve diğer temettü gelirleri, faiz gelirleri, reeskont faiz gelirleri, yurtdışına yapılan satışlardan oluşan döviz kur farkı gelirleri gibi esas faaliyet dışında oluşan gelir ve giderler bu iki kalemde tutulur. Finansal rapordan ilgili dönemin dipnotlarına giderek detaylara inmek istiyorum.

Detaylara indiğimde görüyorum ki şirket ticari işlemlerden 5.4 milyar kur farkı yazmış 1.9 milyar ticari işlemlerde kur geliri yazmış. Net kur farkı -3.5 milyar TL gider olarak yazmış. Aynı zamanda ticari işlemlerden kaynaklanan vade farkı ve faiz giderleri de gelirine oranla ciddi fark yazmış.

Sonuç itibari ile esas faaliyetlerden diğer gelirler ve diğer giderler kalemindeki farkı yani 6 numaralı kutucuktan 7 numaralı kutucuğu çıkarttığımızda 2.240.764-6.140.948=-3.900.184 TL açık çıkıyor. Çıkan bu farkı da yukarıdaki 5 numaralı kutucuk olan net esas faaliyet kârı kaleminden çıkarttığımızda 8 numaralı kutucuk 44 milyon 267 bin TL dönemsel olarak esas faaliyet kârını buluyoruz. Yani şirketin esas faaliyetlerinden ürettiği bütün kâr kalemini esas faaliyeti dışında ticari işlemlerden kaynaklanan kur farkı giderleri bütün kârı eritiyor. Olumsuz bir durum ve daha sonra devam ediyoruz.

Evet 8 numaralı kutucuk esas faaliyet kârı 44.2 milyon olarak gerçekleşmişti. Ardından 9 numara da özkaynak yöntemiyle değerlenen yatırımların kârlarından 90 milyon gelir olmuş ve bu gelir ile birlikte finansman geliri gideri öncesi faaliyet kârı 10 numaralı kutucukta 134.2 milyona çıkmış.

11 numaralı kutucuğa geldiğimizde finansman gelirleri olarak şirket 7.969.708 bin TL gelir kaydetmiş, finansman giderleri olarak 7.173.839 bin TL gider kaydetmiş. Finansman gelirlerinden finansman giderlerini çıkarttığımız zaman 795.869 bin TL net finansman geliri kaydetmiş şirket. 10 numara ile bu bu tutarı topladığımızda aşağıdaki 13 numaralı kutucuk da işaretlediğim 930 milyon TL sürdürülen faaliyetler vergi öncesi kâr kalemini buluyoruz. Dönem vergi giderine baktığımızda net olarak şirketin 284.4 milyon vergi geliri var bu ertelenmiş vergi gelirinin katkısı ile birlikte 16 numaralı kutucukta net dönem kârı sonucuna ulaşıyoruz.

Sonuç itibari analizimizin başından itibaren net dönem kârı nasıl ve ne şekilde oluşmuş anlamış oluyoruz. Eğer ki 7 numaralı kutucukta ki 3.5 milyar TL civarında kur farkı yazılmamış olsaydı şirketin net dönem kârı şu an 4.7 milyar civarında olurdu bu durumda yukarıda bahsetmiş olduğumuz bütün özsermaye kârlılığı verileri aktif kârlık verileri gibi konularda daha yüksek kârlılıklardan bahsediyor olurduk. Şirketin ticari ilişkilerinde döviz kur riskine karşı daha etkin bir şekilde yönetilmesi gerekiyor.

Nakit Akış Tabloları

Gelir tablosunun analizini yaptıktan sonra nakit akış tablolarının analizine geçiyoruz. Bilanço ve gelir tabloları tahakkuk esasına dayalı iken nakit akış tablosu ise nakit esasına dayalıdır. Bilanço ve gelir tablosu veresiye defteri gibidir, işlem gerçekleştiği anda tahakkuk esasına göre kayıt altına alınır. Bazı şirketler görürsünüz gelir tablolarında ve bilançolarında muazzam kârlar olur fakat nakit akışlarında ve kasasında yoktur o para, çünkü sadece kağıt üzerinde edilmiş bir kârdır onlar. Tıpkı veresiye defterinde olduğu gibi. Nakit akış tablosu bilanço kalemlerinde olan nakit ve nakit benzerlerinin detaylı bir sunumudur. Nakit akışı şirketler için hayati öneme sahiptir. Nakit akışları; işletme faaliyetinden nakit akışları, yatırım faaliyetlerinden nakit akışları ve finansman faaliyetlerinden nakit akışları olmak üzere üçe ayrılır.

İşletme faaliyetlerinden nakit akışları; bir şirketin faaliyetlerini sürdürme, borçlarını ödeyebilme, temettü dağıtma gibi konulardaki yeterliliğini gösterir. Aksi takdirde nakit akışı güçlü olmayan bir şirket bu ödemelerini yapamadığında uzun vadede finansal krizler yaşayıp batabilir.

Jason Zweig, The Intelligent Investor eserine yaptığı şerhte geçmiş 10 yıl boyunca işletme faaliyetlerinden nakit akışlarını istikrarlı şekilde arttıran şirketlerin gelecekte de arttırma potansiyelinin çok yüksek olduğunu ve bu şirketlerin borsa ne yaparsa yapsın kesin olarak değer noktasında büyüyeceğini ifade etmektedir.

Lakin işletme faaliyetlerinden nakit akışları daima dönem kârıyla birlikte incelenmelidir; zira sağlıklı bir şirket daima dönem kârının üzerinde işletme faaliyetlerinden nakit akışı oluşturmalıdır.

Vestel şirketinin ulaşabildiğim son 6-7 yıllık işletme faaliyetlerinden nakit akışlarını çeyreksel bazda incelediğimde istikrarlı bir şekilde bu kalemde pozitif nakit akışı yaratamadığını görüyorum, olumsuz. Fakat son çeyrekte net dönem kârı negatif olmasına rağmen pozitif nakit akışı sağlamış (çeyreksel olarak). 2022/06 dönemine çeyreksel olarak baktığımızda -2.5 milyar negatif nakit akışı görünüyor bununda detaylarını nakit akış tablosu kalemlerini detaylı analiz ederek anlayabiliriz. Bu bakımdan işletme faaliyetlerinden nakit akışları kalemine çeyreksel değil dönemsel veya yıllık olarak bakmamız daha sağlıklı olacaktır.

İşletme faaliyetlerinden nakit akışlarına dönemsel olarak baktığımızda net olarak -1.36 milyar negatif nakit akışı yaratılmış. Bu demek oluyor ki şirket 9 aylık dönem içerisinde faaliyetlerinden nakit akışı yaratamamış ve bu nedenle de nakit ve nakit benzerleri kaleminde yukarıdaki finansal analizin başında bahsettiğim nakit varlıklar kaleminde düşüş olmuş. Nakit ve nakit benzerleri kalemin detaylarını buradan görüyoruz.

İşletme sermayesindeki gerçekleşen değişimlere baktığımızda en yüksek tutarları incelediğimizde stok artışı sebebi ile işletme sermayesinden -5.5 milyar nakit çıkışı olmuş yani nakit akışını negatif etkilemiş. Ardından ticari borçlardaki 5.5 milyarlık artış nakit akışlarını pozitif etkilemiş olumlu. Kırmızı kutucuk içine aldığım 1.7 milyar TL ilişkili olmayan taraflardan ticari alacaklarda artış olması nakit akışlarını negatif etkilemiş. Şirketin ilişkili taraflara verdiği borçlar takip edilmeli. Zira duran varlıklar kaleminde de görmüştük ki en yüksek tutar diğer alacak kaleminden oluşuyordu bu arzulamadığımız olumsuz bir durumdur. Sonuç itibari ile işletme faaliyetlerinden nakit akışları 1.2 milyar negatif gelmiş. Olumsuz.

Yatırım faaliyetlerinden nakit akışları kalemine baktığımızda

-3.5 milyar TL negatif nakit çıkışı olduğunu görüyoruz. Bu tam anlamı ile yatırımcı olarak arzuladığımız bir durumdur. Çünkü bizler yatırımcılar olarak şirketlerin kapasitelerini artıracak ve hali ile satışlarını ve kârlarını da artıracak şirketlere yatırım yapmayı isteriz. Capex dediğimiz bir kalem vardır maddi ve maddi olmayan duran varlıklar kalemini ifade eder. Yukarıda hatırlarsanız duran varlıklar kısmında da vurgulamıştık maddi ve maddi olmayan duran varlıklar kalemlerinin duran varlıklar içerisinde ağırlıkta olmasını isteriz demiştik. Bunun sebebi şudur: Şirket maddi ve maddi olmayan duran varlıkları ve tabi ki bu işletmelerin faaliyet alanlarına göre değişmek ile beraber biz burada bir sanayi şirketi olan bir şirket üzerinde konuşuyoruz. Maddi ve maddi olmayan varlıkları artan şirketlerin bu varlıkları ile daha yüksek kapasitede ürün üretip daha yüksek ciroya sahip olacağına düşünmemizden kaynaklı olarak bu kalemlerin daima artmasını isteriz. Tabi bu artışların kapasite artışından kaynaklı bir artış olması ayrıca önem arz ediyor. Bu yüzden finansal tabloda ilgili dipnotu ve şirket haberlerini okumakta yarar olacaktır.

Burada maddi ve maddi olmayan duran varlıkların çıkışında kaynaklanan nakit çıkışları olarak -2.2 milyar TL nakit çıkışı olmuş bu olumlu bir durumdur. ilişkili taraflara verilen nakit avanslar ve borçlar kalemi olarak 1.1 milyar nakit çıkışı olmuş ki bu olumsuz bir durum. İlişkili taraflara verilen borçlar şirketi finansal olarak epey zorluyor.

Maddi duran varlık alımına ilişkin ilaveler bu tablodan incelenebilir.

Duran varlıklara yapılan önemli ilaveler televizyon ve elektronik cihazlar fabrikası, birinci ve ikinci buzdolabı fabrikaları, pişirici cihazlar fabrikası, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve çamaşır kurutma makinesi fabrikasına makine, tesis ve cihazlar ile ilgili yapılan yatırımlardan oluşuyormuş. İşte tam da bu şekilde ve benzeri yatırım harcamaları arzuladığımız bir durumdur. Olumlu

Finansman faaliyetlerinden nakit çıkışları ile devam edelim.

Finansman faaliyetlerinden nakit çıkışlarına baktığımızda 4.3 milyar pozitif nakit akışı olduğunu görüyoruz. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki finansman faaliyetlerinden nakit akışları sağlıklı bir şirkette negatif olması olumludur. Bizim esasında yatırımcılar olarak istediğimiz işletme faaliyetlerinden nakit akışları pozitif ve mümkünse net dönem kârının üzerinde, yatırım faaliyetlerinden nakit akışları negatif (kapasite artırımı için yapılan CAPEX harcamaları) ve finansman faaliyetlerinden nakit akışları negatif şirketler isteriz. Sağlıklı bir şirketin nakit akışları esasında bu şekilde olmalı. Çünkü şirketin sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürebilmesi için kısa vadeli istisnası olabilir fakat uzun vadeli olarak esas faaliyetlerinden yani işletme faaliyetlerinden elde ettiği nakit akışları ile nakit varlıklarını artırmasını ve şirketin yatırım harcamalarını yapmasını, borç geri ödemelerini, temettü ödemelerini bu şekilde yapmasını isteriz. Çünkü sağlıklı olanı budur. Diğer türlü işletme faaliyetlerinden nakit akışı üretme gücü olmayan bir şirket varsayalım ki yatırım faaliyetlerinden var olan maddi duran varlıklarını satarak pozitif nakit akışı sağlıyor ve finansman faaliyetlerinden borç kredi veya borçlanma araçlarını kullanarak nakit yaratıyor bu durum uzun vade sürdürülebilir değildir. Bu şekildeki bir şirket hem uzun vadede ciddi finansman maliyetine katlanmak zorunda kalacaktır hemde maddi duran varlıklarını satarak ve küçülmeye giderek üretim gücünü de kaybedecektir. Burada nakit akışlarının mantığını anlatmak için bu örnekleri verdim.

Şimdi biz Vestel’in finansman faaliyetlerinden nakit akışlarına baktığımızda şirketin 17.5 milyar TL borçlanma araçları ve kredi yolu ile şirketin kasasına nakit girdiğini görüyoruz. Ve bu kullandığı kredi ile geri ödemesi gereken 12.5 milyar TL kredi ve borçlarını ödemiş ve 1.5 milyar TL bu borçlarının faizini ödemiş. Şirketin borçlarını yeni borç kullanarak çevirdiğini, hem faaliyetlerinden kâr üretemediğini hemde nakit akışlarında işletme faaliyetinden nakit akışı üretemediğini görüyorum. Olumsuz.

Sonuç itibari ile aşağıdaki gördüğümüz tabloda dönem başında 2.089.121 bin TL olan şirketin kasasındaki nakdin tüm bu çalışmalar sonucunda -580.211 TL negatif nakit akışı ile, yani şirketin kendi kasasındaki nakdi kullanması yolu ile 1.520.072 TL nakit ve nakit benzerleri varlığı kalmış.

Genel olarak şirketin bilanço, gelir tablosu ve nakit akışlarındaki durum olumsuz.

Şirketin yabancı para yükümlülüklerine ve yabancı para net pozisyonuna da bakalım. Baktığımda net olarak -3.5 milyar TL açık pozisyonda olduğunu görüyorum. Yani şirket net döviz varlığı olarak borçlu seviyede. Olumsuz.

Yabancı para net pozisyonundan sonra inceleyeceğimiz konu kâr marjları. P. Lynch, “One Up on Wall Street” eserinde kâr marjları yüksek olan şirketlerin genellikle en düşük maliyetle çalışan şirketler olduğunu ve bunların ekonomik krizleri bile çok rahat atlatacak güçte olduklarını ifade etmektedir.

Uzun vadeli yatırımda tüm fikir yürütmelerimizin son noktasında cevaplamamız gereken soru: “Tüm kriz ve olumsuz senaryolarda dahi şirket uzun vadede ayakta kalacak mıdır?” olduğunu düşündüğümüzde yüksek ve istikrarlı kâr marjları hayati öneme sahiptir. 

P. Fisher (Common Stocks and Uncommon Profits) yarım asırlık korkunç kârlar getirecek şirketleri bulma tecrübesine dayanarak uzun vadede korkunç kârlar getirecek şirketlerin tamamının ortak özelliğinin istikrarlı ve yüksek kâr marjlarıyla çalışması olduğunu söylerdi.

Fisher tüm marjları önemsemekle beraber özellikle Net Faaliyet Kâr Marjına çok önem verirdi. Vestel şirketi çok istikrarlı olmasa da genel olarak kabul edilebilir kâr marjlarına sahip.

Esas faaliyet kâr marjına tek başına baktığımızda ise çok istikrarlı olduğunu söyleyemeyeceğim.

Kâr marjlarından sonra inceleyeceğimiz konu, şirketin temettü verme durumudur. Temettüyle ilgili öncelikle bazı yatırım gurularının görüşlerini vermenin uygun olacağını düşünüyorum.

DCF modellemesinin rehber kitabı niteliğinde olan “The Theory of Investment Value” adlı  eserin yazarı; John Burr Williams, “Sütü için bir inek, yumurtaları için bir tavuk ve kahretsin ki temettüleri için bir hisse…” diyerek yatırımda temettünün önemine vurgu yapmıştır.

Benjamin Graham “The Intelligent Investor” eserinde yıllar boyunca istikrarlı bir şekilde temettü veren şirketlerin yüksek kaliteli şirket kapsamında değerlendirilebileceğini ifade etmektedir (Graham, bu sözüyle sadece temettünün önemini anlatmıyor aynı  zamanda kaliteli şirketlerin bir temel özelliğini de anlamamızı sağlıyor).

Temettü uzun vadede (kısa vadede sıfır toplamlı bir oyundur) yatırımcı için çok önemli bir kalite göstergesi ve nakit akış kapısı olsa da Jason Zweig’in ifade ettiği gibi hiçbir akıllı yatırımcı sadece temettüsü için bir şirkete yatırım yapmaz; temettüye hissenin alım gerekçesini güçlendirecek bir unsur olarak bakar.

Temettü konusunda dikkat edilmesi gerekilen bir husus da şirketin kârlarının büyük kısmını temettü olarak vermemesidir, bu durumda şirket büyümesinin yolunu kapatır.

Büyüme yatırım stratejisinin en büyük gurularından olan P. Fisher “Common Stocks and Uncommon Profits” eserinde büyümesini tamamen durduracak çapta temettü veren şirketlerin genel olarak fiyat açısından kötü performans gösteren şirketler olduğuna vurgu yapıp yatırımcıları bu konuda uyarmaktadır.

Vestel şirketine temettü kapsamında baktığımızda son 32 yılda 7 defa temettü verdiğini görüyoruz. Şirket temettü vermek istediğini faaliyet raporlarında ifade ediyor ama nakit akışı ve kârlılığını iyi yönetemediği için borçlarını zor ödüyor zaten. Bu kapsamda olumsuz.

Şirketin temettü geçmişine de baktıktan sonra şimdi de şirketin görece değerleme dediğimiz piyasa çarpanları analizine geçiyoruz. P. Fisher, piyasa çarpanları olarak nitelendirdiğimiz F/K, PD/DD, FD/FAVÖK vb. rasyolarda var olan değişimlerin kısa ve orta vadede gerçekte olacakların değil finans camiasının olacağına inandığı şeylerin bir yansımasını oluşturduğunu ifade etmektedir. 

İlk olarak f/k dediğimiz fiyat kazanç oranı ile başlayalım. Şirketin f/k’sı 12.94 imiş. Dayanıklı tüketim sektörünün ortalama f/k’sı 29 imiş. Biz burada şirketin tarihsel f/k’sına bakarsak daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. Çünkü sektörel f/k çokta sağlıklı sonuçlar vermeyebiliyor çoğu şirketler aynı sektörde olmasına rağmen çok farklı işler yapıyorlar ve çok farklı yapıları olabiliyor. O sebep ile şirketin kendi tarihsel f/k ortalamasına bakmak daha sağlıklı olacaktır diye düşünüyorum.

Kendi tarihsel ortalamasına baktığımda ise ortalama olarak 2018 Haziran dönemi dışında ortalama olarak 5 ile 6 f/k bandında seyrettiğini görüyorum. Geçmiş yıl ortalamasına göre f/k’sına göre pahalı görünüyor. Fakat burada şöyle bir şey var f/k çarpanı kendi içerisinde sorunlu bir çarpandır. Yukarıda gelir tablosu analizini yaparken net dönem kârı ile net faaliyet kârı arasındaki yanıltıcı bilgiyi f/k bize vermiyor. Net dönem kârı içerisine bir sürü değişken alıyor şirketin esas faaliyetlerinden elde ettiği kazanca odaklanmıyor bu bakımdan sadece f/k çarpanına göre değerleme yapmakta sağlıklı olmayacaktır.

Pd/dd dediğimiz piyasa değeri/defter değeri çarpanı ile bakalım bir de. Bu çarpanda şirketin özsermayesinin kaç katından fiyatlandığını söylüyor. Şu an için pd/dd 2.

Bir diğer piyasa çarpanı piyasa değeri/ net satış oranı. Bu oranda şirketin cirosuna göre ne kadar piyasa değerinden fiyatlanıyor onu gösteriyor. Sektörün ortalaması 2.62 imiş Vestel’in 0.47.

Sektör olarak baktığımızda çok ucuz kalmış gibi görünebiliyor. Ama yukarıda ifade etmiş olduğum bazı sebeplerden ucuz kalmış olabilir.

Bir diğer piyasa çarpanımız fd/favök. Yani firma değeri/faiz amortisman vergi öncesi kâr. Bu çarpanın avantajı ülkeler arasındaki vergilendirme farklılıklarını ortadan kaldırıp şirketin faaliyetlerinden elde ettiği kârlara yoğunlaşması. Şirketin gelecekte elde edebileceği, yani faiz ve finansman borcu gideri gibi kalemler azaldığında, bittiğinde şirketin faaliyet kârının net dönem kârları üzerindeki etkisini görmemize yarayan bir piyasa çarpanıdır.

Bu grafiği de neden şirketin net dönem kârına değilde, net esas faaliyet kârlarına odaklanmamız gerektiğini ve hisse fiyatının net faaliyet kârı ile nasıl uyumlu gittiğini görmek için bırakıyorum.

Evet dostlar, Vestel Elektronik’in 2021 yıllık faaliyet raporu ve 2022/9 dönem finansal tabloların temel analizi bu şekildeydi.

Öncelikle şunu tüm samimiyetim ile ifade etmek isterim ki, hisse seçimi ve şirket analizi noktasında uzmanlığım ve yetkinliğim bulunmamakla beraber amatörce hobi olarak öğrenmek için uğraştığım bir şirket analizidir.

Borsa ile tanışma hikâyem 2020 yılının son haftalarıdır. O tarihten itibaren gece gündüz borsa ile uyuyup uyanmış ve rüyalarında bile finansal tabloları analiz etmeye çalışmış birisi olarak kendimi geliştirmek için yoğun iş hayatımdan ayırdığım kısıtlı vaktimde elimden geleni yapmaya çalıştım..

Kısaca yatırımcılık hayatımdan bahsedecek olursam; 2021 yılının Ocak ayında ilk hissemi aldım ve borsada kendimi geliştirmek için videolar izlemeye başladım. Tam olarak yatırımcılıkta ilk 10 ayım şöyle geçmişti; youtube’da sabah akşam borsa videoları izlemek ile twitter’da birbirinden kıymetli değerli hocalarımı takip ederek onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışarak geçti.

Ve 2021 yılı Ekim ayı geldi. O süreçte finansal tabloları anlamaya çalışıyordum ama anlamıyordum. Ve bu durum çok canımı sıkıyordu. Bir pazar sabahı uyandım ve kafaya koydum her şeyi öğreneceğim dedim ve kendime plan yaptım. O zamanlar beni twitter da kimse tanımıyordu. Yine Gariban Yatırımcı hesabım vardı ama 120 kişi falan takip ediyordu. Ben kararımı verdim ve 2021 Ekim ayında başladım çalışmaya. Her sabah bir rasyo bir piyasa çarpanı öğrenerek başladım. İnternet elimin altındaydı. Yapmam gereken tek şey çalışmaktı. Ben de öyle yaptım. Ama zamanım yoktu. Tek sorun zamandı.. O dönemde günde 15 saat işte, 2 saat yolda geçirdiğim yoğun bir iş hayatı yaşadığım dönemdi. Günde 4 saat uyuyarak kendimi disipline ettim aylarca o şekilde her sabah 2 saat çalışarak işe gittim. Karar vermiştim bir kere, öğrenecektim… O zamanlardan beni takip edenler hatırlarlar, ben yine böyle her sabah olduğu gibi, her sabah erkenden 05:00’de 04:00 kalkar “Günaydın dostlar” twitimi atardım. Aylarca bu şekilde çalıştım. Her sabah bir bilgi öğrendim. Ve bir süre sonra çoğu şeyi anlamaya başladığımı fark ettim. Bu öğrendiğim bilgileri de twitter da herkes ile paylaştım. Daha sonra garibanyatirimci.com web sitesini kurdum. Sonra karar verdim burayı kaynak yapacağım daha çok öğreneceğim herkes ile paylaşacağım bilgimi dedim. Ve son olarak yaklaşık 15 aydır gece gündüz çalışarak şu an yatırımcılık adına çok ciddi veri kaynağı olan bir web sitesi oluşturdum. Son 10 aydır ise doğru düzgün hiç analiz yapmadım. 10 aydır tamamen bu işin alt yapısını öğreneceğim diyerek finansal tablolara odaklandım. Şu an için çoğu konuya hakim olduğumu hissetmekle beraber daha öğrenecek önümde tonlarca bilgi olduğunun farkındayım. Şu an bu analiz 10 aylık eğitim sürecinin ardından 3 gün içerisinde hazırladığım ilk analiz. Biliyorum ki pek çok açıdan yetersiz noktaları vardır. Finansal tablolara odaklanmaktan analiz yapmayı unuttum biraz. Ben öğrenmeye devam eden kendisini geliştirmek isteyen birisi olarak birkaç yıl içerisinde bu açıklarımı da kapatacağıma inanıyorum. Bu yazıyı yazdığım tarih 10.01.2023. Tarihe not olarak kalsın. Gelecekte çok daha iyi analizler yapmayı umuyorum…

Bu şirket analizimde çok değerli Mahmut Çiftçi Hoca’mın, bana göre temel analiz kapsamında bir baş yapıt sayılabilecek olan Alkim Şirket Örnek Temel Analizi çalışmasını kendime model alarak Hoca’mın bakış açısından, tecrübe ve bilgilerinden faydalanarak bu analizimi de o şekilde yapmaya çalıştım. Biliyorum çok eksiğimiz var, zamanla çalışıp çok daha iyi seviyelere geleceğimi umuyorum. Buradan gelişimime katkıda bulunan tüm hocalarıma başta rahmet ve minnetle andığımız rahmetli Yaşar Erdinç Hoca’mıza ve O’nun öğrencisi olan Mahmut Çiftçi Hoca’ma saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Hocalarımdan ne öğrendiysem onların bilgileri ile yorumlamaya çalışıyorum yoksa ki bu kadar şeyi ben bulmuş veya icat etmiş değilim benim yaptığım sadece karşılaştırıp değerlendirmek. Bu düşüncelerimi ifade etmek istedim. Eğer analiz konusunda yanlışlarımı bulup uyarırsanız düzeltmekten ve öğrenmekten memnuniyet duyacağımı da ifade etmekte isterim. Son olarak buradaki her şey benim kendime notlarımdır ve benim eğitim amaçlı çalışmamdır. Uzman veya hoca değilim. Kendisini geliştirmeye çalışan bir öğrenciyim. Yatırım kararlarınızı uzman yatırım danışmanlarına danışarak alınız. Buradaki hiçbir yorum yatırım tavsiyesi değildir.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Saygılarımla

5 Yorum

  1. Yunus Gunay Yunus Gunay 11 Ocak 2023

    Günaydın. Pek ciddiye almayın demişsin ama bence müthiş ve detaylı bir analiz olmuş. Çok emek var belli. Bir işe yönelince o işi en iyi şekilde yapmayı kafaya koyan ve yılmayan bir insansın, bu da başarının ilk şartı. Emeğine sağlık.

  2. Borsacı Mühendıs Borsacı Mühendıs 11 Ocak 2023

    Elınıze sağlık. Çok güzel bır temel analız olmuş 🙂 Bılgı paylaştıkça daha da güçlenır 🙂

    Başarılarınızın devamını dılerım 🙂

  3. Ramazan YIKICI Ramazan YIKICI 11 Ocak 2023

    Bu çalışma parayla satın alınabilecek bir rapordan daha kıymetli. Aracı kurumların bir sayfalık özet raporlarının yanında bunu görünce gerçekten olumlu anlamda şok oldum. İnşallah vakit el verdikçe tüm şirketlerimizi bu gözle incelersin.

    Çok selamlar Gariban.

    Çalışmalarının devamını dilerim.

  4. Yunus Emre Yaşar Yunus Emre Yaşar 11 Ocak 2023

    Çok uzun ve detaylı bir analiz olmuş, ara ara açıp açıp okumam gerekiyor. Bir kereden odaklanamadım. Çok değerli bir iş yapıyorsun. Teşekkürler.

  5. arif yeter arif yeter 18 Ocak 2023

    Teşekkürler emeginize saglık

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik korunmaktadır !!