İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sorumluluklar ve Hayat

Şimdi nereden aklıma geldi bilmiyorum.

Annemin vefat haberini aldığım günü ve anı hatırladım.

Onu da yazmak istedim.

23 Mart 2018 Cuma günü öğle vakti, saat 13:00 sıraları. Annem hastanede yoğun bakımda idi, tam 43 gün.

Ben de o dönem kamyonet ile marketlere gıda dağıtımı yapıyordum.

Şimdi o gün haberi nasıl bir durumda aldığımı düşünüyorum.

Hayat ne kadar sorumluluklar yüklemiş onu görüyorum.

O gün markete bir dünya mal indirmiştim onları tek tek sayıp teslim ediyordum, mal kabul işlemini yapan bayana.

Tam o sırada telefonum çaldı. Abim arıyordu:

-“İbrahim annemi kaybettik…” dedi.

Ben dondum kaldım… bir şey diyemedim.

Hastaneye gitmemiz gerekiyordu.

O an telefonu kapattım karşımda da mal kabulcü kız terminal elinde benim malları teslim etmemi bekliyordu.

Annem ölmüş… dedim.

O da ne diyeceğini bilmez halde:

-” Başın sağ olsun..” diyebildi.

Ne yapacağımı şaşırdım.

Teslimatı bırakıp gidemezdim.

Bir sürü sorumluluğun var.

Mallar sana emanet. Malların teslimatını yapmaya devam ettim. Orada bir şekilde teslimatı yaptım. Onlarca kalem mal vardı. Sonra oradan çıktım kamyona atladım.

Daha teslim etmem gereken beş mağaza daha vardı ama gidemeyecektim.

Bizim operasyon şefini aradım.

-“Abi annem ölmüş..” dedim sesim titreyerek o an gözlerim doldu.

-“Bırak gel işi!”dedi.

Depoya gittim ama depoda memurlara kamyondaki malın geri teslimatını yapmam gerekiyordu.

Teslim etmeden gidemezsin. Binlerce liralık mal var arabada.

Oradan oraya koşturuyorum, rica ediyorum sıra almak için gitmem lazım diye.

O an bunlar çok normal geldi.

Şimdi düşününce; “ulan annen ölmüş be! yemişim işini!” deyip gitmen lazım… ama gidemiyorsun işte.

Bir sürü sorumluluğun var..

Sorumluluklar insanın acısını yaşamasına bile izin vermiyor.

Güçlü durmak zorunda bırakıyor.

Zar zor malları teslim edip koştura koştura eve yürüyerek gitmiştim oradan hastaneye…

Cenazeyi defnedip memlekete, ertesi gün ara vermeden gelip yine devam ettim malları marketlere teslim etmeye.

Başka şansın yoktu çünkü.

Tam da finansal sıkıntıları yaşadığım bir dönemde.

Çalışmasam batarım… ki, zaten bir ay sonrasında ciddi kriz yaşadım o günden sonra defter ile not tutmaya başladım.

2018 Mayıs ayından beri gün gün not tutarım.

Çünkü 2018 Nisan ayı tam bir kara Nisandı benim için.

Kriz ayıydı.. O günlerden sonra o notları tutarak toparlamaya başladım.

Nereden aklıma geldi bunlar sabah sabah onu da bilmiyorum.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    error: İçerik korunmaktadır !!