İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

19. Ay Portföy Durumu 31 Temmuz 2022

Merhaba dostlar.

Finansal özgürlük yolculuğunda 19. ayı bitirdim. Yatırımlara artık daha fazla ağırlık vermeye başladım. Geçtiğimiz aylardaki sıkıntılardan sonra bu aralar kendimi biraz daha ferahlamış hissediyorum. Eski işimde son zamanlarda epey sıkıntılar çekmiştim. Ve yeni işime girerken ve girdikten sonra düzen oturana kadar sıkıntılarım devam etmişti. Artık toparlamaya başladım gibi. Neyse, detayları yazımızın için de okurken öğreniriz. Bu ay hayatım da çok enteresan şeyler oldu. Karakolluk oldum, adliyelik oldum, tehdit edildim, terfi aldım vesaire… bayağı aksiyon dolu bir ay idi. Dilimin döndüğünce sırasıyla anlatmaya çalışacağım.

Yazımızın akışı geleneksel olarak şu şekilde olacak; önce genel portföy özeti hakkında bir kaç bilgi vereceğim, daha sonra temmuz ayı faaliyet raporuna bakacağız ve bu bir ay da neler yaşamışım onları anlatmaya çalışacağım. Bunları anlattıktan sonra yatırım ve finansal durumlara geçeceğiz onları da tek tek detaylı inceleyeceğiz, bakalım bu ay kârda mıyız zararda mı?

Evet, hadi başlayalım;

Genel Portföy Özeti

%3 Nakit TL=2.481,41 TL +(173,10TLCepte)

%93 Borsa/ Yatırım=75.009,80 TL

%4 Altın =3.44gr/3.336,73 TL

Toplam Portföy Bir Önceki Ay’a Göre TL Bazında +%8,56 büyüdü, $ Bazında ise +%1,16 Büyüdü

Evet, portföyün 31 temmuz 2022 tarihi itibari ile son durumu bu şekilde. Geçtiğimiz 18. Ay Portföy Durumu’na göre hem $ bazlı, hemde TL bazlı büyümeler gerçekleşti. Fakat nasıl gerçekleşti? Bakacağız tek tek…

Şimdi gelin isterseniz öncelikli olarak temmuz ayı faaliyet raporumuza bakalım bu ay başıma neler gelmiş;

Temmuz Ayı Özeti

Temmuz ayı normal başladı, bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi yeni işimden memnunum, yalnızca patronun eski ortakları sıkıntı yaratıyordu, dükkanı taciz ediyorlardı vesaire başka bir sorunumuz yoktu.

Bu şekilde her gün elektrik kesintileri devam ediyordu, biz çalışanlar huzursuz edilerek çalışıyorduk. Twitter’dan takip eden arkadaşlar konuyu daha iyi biliyorlar ama ben genel bir özet çiziyorum. Bu şekilde 9 temmuza kadar geldik. Kurban bayramı tatiline girdik, hayalimde 9 gün tatil yapıp evde ders çalışmak kitap okumak vardı. Ama öyle olmadı. ilk dört gün tatil yaptım. Sonra çarşamba, perşembe günü normal işe gittim. Cuma günü de bayram mesaisi yapmak için işe gittiğim gün, tam 15 temmuz darbe günü. Bizim iş yerine de darbe girişimi oldu. Tam öğlen vaktiydi, saat 14:00 suları. Benim haberim yoktu, bizimkiler elektrik panosunun kapağına kilit takmışlar şarteli indiremesinler diye. Bu şahıslarda elektrik panosunun kilidini bizim elektrikleri kesmek için kırmışlar. İki kat yukarıdan ses geldi “bam güm,” patron, ofsetçi ile bana seslendi; “Yukarı bir çıkıp bakının ne oluyor?” dedi. Biz iki kişi çıktık. Lavaboya gittik, yalandan ellerimizi yıkadık, ortalığı kolaçan ettik kimse yoktu. Sonra tekrar aşağı indik ki, elektrikler kesik dükkanda. Ofsetçi arkadaş bana;”Çıkıp şartelleri kaldırır mısın?” dedi. Tamam dedim ve iki kat yukarı çıktım. Elektrik şartellerini kaldırdım. Sonra bu iki şahıs benim bir kat üzerimde dikilmişler merdiven boşluğunda bana hesap soruyorlar, amiyane tabir ile dayılık yapıyorlar. Bende 18 mayıs dan beri çalışıyorum, hemen hemen her günümüz böyle geçiyor. Diğer elemanlar çıkıp şarteli kaldırıyor. Ben özellikle çıkmıyorum. Çünkü, kendimi biliyorum, ben agresif adamım, bana dayılık yaparlarsa sineye çekip inemem aşağı, bu yüzden hiç çıkmadım. Ama iki aydır da iyice canımı sıkmaya başlamışlardı. Sonuçta oradan ekmek yiyoruz ekmeğimiz ile oynuyorlar bir nevi. Neyse, dananın kuyruğu koptu. Bana bulaştılar. “Şarteli sen mi kaldırdın” dediler. “Evet, ben kaldırdım ne olacak?” dedim. “Ne demek ne olacak lan bas git açamazsın” dediler. Bende “siz gelsenize aşağıya bakalım ne olacak”dedim. Onlar iki kişi. Ben tek başımayım. Daha önce patronu yaralamışlar ellerinde falçata falan bunları da biliyorum. Ama gözüm döndü ne olacaksa olsun dedim. Bunlar merdivenlerden aşağı paldur küldür koşarak geldiler beni dövecekler güya… bende korkup aşağı ineceğim… Bende üzerlerine gittim. “Hayırdır sizin derdiniz ne lan?” dedim. Hemen birisi yumuşadı senlik bir şey yok birader sen git dedi. Göğsümden tutuyor sol eli ile beni ittiriyor nazikçe. Diğer tarafta sağ eli ile abisini tutuyor, baktı ki ben ciddiyim aramızda yirmi otuz santim mesafe var hareket yapmasını bekliyorum sol kroşem hazır bekliyor aşağıda… Benim korkacak bir tarafım yok. Ben Kick Boks- Muay Thai sporlarında Türkiye çapında dereceleri olan sporcuyum. Hayatım benim dayak atıp dayak yemek ile geçmiş ringlerde. Bu soytarılardan mı korkacağım…ayak üstü sözlü tartıştık. Kendisini bana dövdürmek istiyordu. “Hadi vur vur,” diyordu abisi.
Ben o zaman dedim:”tamam bunun niyeti kendini dövdürmek sonra benden şikayetçi olacak.”, “Bak beni tanımıyorsunuz akıllı olun.”dedim. Biz o sırada tartışmaya devam ederken bu sefer bizim dükkandan arkadaşlar bizim gürültüyü duymuşlar koşarak geldiler yukarıya, beni kollarımdan tuttular. Aşağı götürüyorlardı. Sonra bu çakallar benim arkadaşlar gelince nasılsa ayırırlar diye erkekleşmeye başladı. “Buradan geçmeyeceksin ” dedi. Ben üzerine doğru gidip bağırdım “yürü gitt lan!” dedim (Çünkü orası kamusal bir alan, biz lavaboya gidiyoruz oradan). Gözlerindeki korkuyu gördüm ikisi de ödleğin teki. Anca kuru sıkı. Başını eğenlere, garibanlara dayılık yapıyorlar. Ses çıkaran birisi olunca geri tırsıyorlar. Ben gözlerinde onu gördüm. Ringde dövüşürken de rakibin gözlerine bakınca korktuğunu anlarsın, anladığında da zaten psikolojik üstünlük kurarsın patates olur rakip. Neyse, bu zamana kadar dükkanda benden başka tepki veren olmamıştı. Sonra dükkana inince patron beni ofise çağırdı: “Ne oldu anlat Gariban” dedi. Ben çok sinirliydim. “Bak ağabey ben içeridekilere benzemem bana kimse dayılık yapamaz ben karşılık veririm, o yüzden iki aydır çıkmıyorum şimdi bana laf attılar bende cevabını verdim birbirimize girdik, korkağın teki ikisi de” dedim. “Patron da tamam Gariban sakin ol, hukuki yollarla çözeceğiz “dedi. Sonra hafif gülümsedi; “İkisine de kafa tuttun hee” dedi. Bende: “Onlar kim ya… onlardan mı korkacağım?” dedim.. Daha sonra o gün polisleri çağırdık vesaire, polisler bir şey yapamayacaklarını söylediler. Neyse, uzatmayayım, ertesi sabah oldu biz tekrar kilidi vurduk elektrik panosuna. Sonra bu bir önceki gün bana yumuşayan; “Senlik bir şey yok sen git birader” diyen bizim dükkanın önüne geldi gıcıklık yapıyor, sırıtıyor, kapının önünde patronu tahrik ediyor. Patron dalacaktı bu sefer ben tuttum, boş ver ağabeyyy kendini dövdürmek istiyor sen polisi ara dedim. Polisler geldi karakola gidilecekti. Patron bana; “Sende gel beraber gidelim” dedi. Tamam dedim. Beraber çıktık merdivenden yukarı giriş kata. Bu bir önceki gün benim tartıştığım şahıs patrona tehditler savuruyor sana öyle yapacağım böyle yapacağım falan.. Sonra biz hiç bulaşmadan karakola doğru yürüyoruz patron ile. Bu şahıs arkamızdan bağırıyor:”Gariban, senin de ismini aldım. Seninde suratına faça atacağım!” diye bağırıyor arkamdan. Beni korkutacak geri çevirecek güya… Ben el hareketimle ciddiye bile almadım güldüm. Ulan zaten adımı soy adımı ben söyledim sana 🙂

İnternette, Youtube’da bir araştırma yapsa; “Ulan ben kime bulaşmışım” diyecek adam beni tehdit ediyor 🙂 Neyse, biz karakola gittik. Yolda patron bana dedi ki;”Bak seni de tehdit etti şikayetçi ol senin yararına bu”dedi. Şikayetçi olursan bir şey yapamaz dedi. Bende; “Korkmuyorum zaten bir şey yapamaz,”dedim. Ama patronu dinledim, bir de avukat bir hocam var O’na sorayım dedim ve telefon açtım karakol da iken başımdan geçenleri anlattım. “Kesinlikle şikayetçi oluyorsun!” dedi. Ve yapmamız gerekenleri anlattı. O sırada patronu ifade almaya çağırdılar. Bende Twitter’da günlük başımdan geçenleri anlatıyordum. Sonunda karakolluk olduk falan diyordum. Bekleme odasında beklerken de, bekleme masasının fotoğrafını çekip Twitter’a yüklemiştim. O sırada Twitter’dan tanıdığım bir avukat dostum mesaj attı “yakınlardayım avukat istersen gelirim”dedi. Bende karakola, adliyeye falan pek alışık bir adam değilim. Yetişkinliğim de hiç yolum düşmedi. Çocukken pederin vukuatlar dan dolayı çocukluğum cezaevi kapıları, mahkeme koridorlarında geçti, ama daha sonra hiç yolum düşmedi. Ben evden işe işten eve bir adamım en nihayetinde. Neyse, zahmet olmazsa sevineceğimi ifade ettim ve sağ olsun yola çıktı. O sırada konum falan atmıştım karakolu söylemiştim. Ama arkadaş gerçek adımı bile bilmiyor yüzümü zaten bilmiyor. Neyse, tam bu sırada mesaj trafiği yaşanırken odaya polis memuru girdi. Ver o telefonu dedi. Beni komiserin odasına götürdü. “Komiserim bu dışarı foto çekiyor bilgi sızdırıyor” dedi. Sonra bana döndü bağırdı; “Sen kime çalışıyorsun? Hangi örgüttensin lan?” dedi. Bende: “Ne örgütü memur bey?” dedim. Telefonu elimden aldılar vermiyorlarda. “Ben Twitter’da yazıyorum günlük başımdan geçenleri, karakoldayım diye masanın fotoğrafını attım” dedim. Dinlemiyorlar bile beni. Otur şuraya dediler bana bir davranışları var sanırsınız terör örgütü üyesiyim. Ulan dedim kendi kendime ne hale düştük! Komisere anlatıyorum derdimi. Dinlemiyor, benimle alay ediyor. Açayım Twitter hesabıma bakın ben düşündüğünüz gibi biri değilim tanısanız seversiniz beni diyorum. Yok dinlemiyor beni. Telefonu da açtırmıyor. O sırada avukat arkadaş arıyor, ama telefona bakmama da izin verilmiyor. Avukat gelecek diyorum; “Senin avukata ihtiyacın yok!”deniliyor. “Sabıkan var mı?” diyor. “Hayır yok!” dedim. “Twitter’da finansal bilgiler paylaşıyorum” dedim. “He milleti dolandırıyon yani!”dedi. “Hayır, yatırım yapmayı öğretiyorum, motivasyon bilgi falan”dedim benimle alay ediyor; “Kaç paran var”.diyor. “70 bin civarı “dedim. Küçümsedi;” O kadarcık mı?”dedi. “Ne mezunusun” dedi. “Lise terk” dedim. “Git okul oku madem” dedi. “Okul benim için zaman kaybı ben kendimi geliştiriyorum” falan dedim vesaire… bayağı bir dalga geçildi yani benimle. Neyse, o şekilde ifadeye çağırdılar beni, ifadem bitene kadar telefonumu vermediler. Sonra ifadem bitince telefonu verdiler aç bakalım dediler. Açtım gösterdim ve sildim. Sonra kusura bakmayın, bilmiyordum yasak olduğunu dedim ve tatlıya bağladık. Dışarı çıktım patron bekliyordu kapıda ne oldu dedi verdim ifadeyi ama başka bir avukat arkadaş gelecek dedim. Patron da; “bu avukat bolluğu nereden geliyor? “dedi. “Çevrem biraz geniş severler sağ olsunlar” dedim. “İyi tamam o zaman, gelsin görüşelim oturalım bir yerde” dedi. Ve arkadaş ile tanıştık bir kaç saat sohbet ettik falan ondan sonra adliyelik işler başladı savcıya gidip çok daha detaylı ifadeler verdim vesaire bu sürede patron da beni takip ediyor. Ben her şeyi olduğu gibi anlatıyorum benim yalan dolanla işim olmaz. Velhasıl kelam bu olaylar böyle oldu, o günden sonra dükkana gelip herhangi bir taciz de bulunmadılar sadece avukat haciz memuru ile geldiler bir iki kere. O şekilde gelmelerinde benim için sakınca yok. Hukuk yolu ile gelsinler her türlü patron evrak çıkarıp yolluyor. Çünkü o adamlar piyasanın çakalları herkesi dolandırıyorlar çalışanın parasını vermezler amiyane tabir ile herkese borç takarlar. Bizim patron her şeyi yasal yollardan götürüyor, işini de öyle yapıyor dikkat ediyorum. Bana da her şeyi en baştan anlatmıştı. Elini vermiş kolunu kaptırmış, biraz iyi niyetli davranmış parasıyla rezil olmuş yani anlayacağınız. Her neyse daha sonra benim terfi işi söz konusu oldu onu da anlatayım aşağıda.

(49 saat mesai yapıldı temmuz ayında)

Gariban Müdür Yatırımcı

Terfi konusuna gelelim. O da şöyle oldu; biliyorsunuz ben daha önceki iş görüşmeleri yazılarımda falan bahsetmiştim. Patronla ilk iş görüşmesi yaptığımızda bana demişti sen farklı bir adamsın biz seni imalathane de harcamayalım seni ofise geçirelim, okul, diploma bunlar önemli değil, önemli olan öğrenme azmi, kafanın çalışması ve akıllı olmak, disiplin, uyum, performans. Ben bunlara bakarım demişti.

Bana sen işe başla bir kaç ay içerisinde ofise kaydırırız seni dükkana falan alışırsın yavaş yavaş. Bizim de makineleri ayarlarsın hem bu süreçte demişti. İşte bu yukarıda anlattığım bu olaylarda yaşanırken patron bir gün beni ofise çağırdı. Kamerayı çalmışlardı, kamera görüntülerini almam konusunda benden yardım istemişti sen halledersin demişti. Bende içimden ben ne anlarım demiştim. Ama bir şekilde araştırmalar yaparak dışarıdan arkadaşlarımdan teknik destek alarak işi çözmüştüm. O gün patron bana demişti seni ofise alalım artık yavaş yavaş aslında seni eğitsek sen bu dükkanı da yürütürsün tek başına falan demişti. Daha bu yukarıda bahsettiğim kavga olayları olmamıştı. Neyse, tüm bu olaylar yaşandı aradan bir süre geçti ay sonu yaklaştı yukarıda eklediğim tweet görsellerindeki tarihte patron yine bir sabah beni ofise çağırdı ve aklındaki planı bahsetti. Güvenilir, doğru, dürüst. Kafası çalışan, işten anlayan adam arıyor. Ben yaşlandım artık, bir iki sene içinde buradaki harcadığım zamanı azaltmam gerekiyor, tüm zamanımı buraya vermek istemiyorum, benim başka işlerimde var. Onlarla ilgilenmek istiyorum buraya da günümün 1/4’ini vermek istiyorum. Seni de burada yönetici yapmayı düşünüyorum benden sonraki tek yetkili sen geleceksin diye fikirlerini söyledi. Bende bana uyar ağabey hallederiz dedim. Sonra yavaş yavaş başladık işte ofise geçmeye, henüz tam zamanlı geçemedim. Çünkü daha çok yeniyim. Ofiste boş boş oturmuş olurum yavaş yavaş öğrendikçe ofiste iş görmeye başladıkça kendimi ofise kaydırıyorum, daha sonra ilerde sanırım bir yıl gibi bir süreçte yönetimi ben devralacağım. Bu süreç kolay olmayacak tabiki öğrenmem gereken çok şey var. Ben mavi yaka çalıştım 29.5 yaşıma kadar. Birden alırsam beceremem zaten, ama güzel bir eğitim ile güzel işler başarırım diye düşünüyorum. Her neyse, bu ay başıma bunlar geldi. Şimdi artık diğer olaylara geçebiliriz. Devam edelim.

Google Reklam Geliri Portföyü

Evet, aşağıda görseller ile eklediğim gibi burası bu blog yazılarını paylaştığım web sitesinden kazanılan reklam gelirleri. Bu ay 363,85 TL gelmiş, -54,58 TL’si stopaj vergisi olarak otomatik kesilmiş. Bu aldığımız ikinci aylık ödeme. Bu para benim yakın arkadaşım ile ortak daha öncede anlatmıştım. Burada gelen küçük miktarlar ile hisse alımı yapıyoruz küçük bir portföy oluşturduk. Toplam portföy büyüklüğü 630 lira civarında. Güzel para 🙂

Bu olaylar dışında kayda değer olaylar olmadı. Zaten Twitter’da okuyanlar biliyor:)

Gelelim ulaşım konusuna;

Ulaşım

Evet, 17 Şubat gününden beri mümkün olduğunca işe bisiklet ile gidip gelmeye çalışıyorum. Aşağıdaki Google haritaların istatistiklerine göre bu ay 627 km bisiklet kullanmışım. Sanırım bu ay hiç toplu taşıma ödemesi yapmadım. Adliyeye gitmek için patronla taksi ve metrobüse binmiştim onun dışında hep bisiklet 🙂

Bir Sıfırdan Büyüktür(1>0)

Bir sıfırdan büyüktür felsefesi ile yatırım ve birikime devam ediyorum. 251 gün önce her gün 8 lira börek parasıyla börek yemeyi bırakıp Vesbe almaya başlamıştım eski takipçi dostlarım hatırlar. İlk zamanlar her sabah 8 lira atıyordum sonra bunu artırmaya başladım. Şu an için her +1 yaptığımda 50 TL yatırım hesabına virmanladım demektir. 1 lot günlük Vesbe alıyorum, artan kısım ile farklı hisse alımları yapıyorum. Şu an 462 lot Vesbe var ve bu ay Vesbe 161,07 TL temettü yolladı!

Günlük Nakit Çıkışları

Burası benim günlük bütün harcama kalemlerimi takip ettiğim not defteri. Bu şekilde not tutmayı tam 2019 Haziran ayından beri yapıyorum. 2018 Kasım ayında deftere yazmaya başlamıştım daha sonra 2019 Haziran ayında uzun bir tatile çıkınca telefona yazmak zorunda kalınca böyle bir alışkanlık edinmiş oldum. Ama memnunum severek yapıyorum çok faydasını görüyorum.
Bu harcama kalemlerini tek tek toplayıp kategorilerine ayırdığım el yazısı ile yazdığım Nakit Akış Tablosunu ekleyeceğim hemen alt tarafa orada ayrıca anlatacağım, geçelim hemen;

Gariban’ın Bilanço, Gelir ve Nakit Akış Tablosu

Evet, burası da tasarımı bana ait olan bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosunu hepsini tek sayfada barındıran gariban usulü not aldığım defter. İlk bakışta size çok karışık gelebilir ama ben kendim yıllar içinde tasarladığım için bana çok anlaşılır geliyor.

Şimdi bu tablonun açıklamasını yapayım; ilk olarak gelir tarafından başlayalım.
Maaş ve avansları topladığımızda 6.511,62 TL yapıyor. Bu benim maaş gelirim. Sonunda maaşım düzene oturdu diyeceğim ama önümüzdeki ay da maaşta enflasyon güncellemeleri olacak bakalım nasıl olacak göreceğiz. Bunun dışında temmuz ayının ilk gününde 643 TL mesai ücreti almıştım. Yemek parası denilen 150 TL ise bayram tatili ve cumartesi günleri yemek parasını cepten vermiştim muhasebeci daha sonra verdi o günlerin yemek ödemelerini o yüzden hesaplarda karışıklık olmasın diye buraya girdim. Normalde yemek paralarını cüzdanım da ayrı bölümde tutuyorum kendi hesabıma karıştırmıyorum. Yani haftalık 150 TL yemek parası alıyoruz lokanta da beş gün boyunca dört çeşit yemek yiyebiliyoruz. Ben bunu defterime, nakit akışlarıma dahil etmiyorum gerek görmüyorum. Ama bazen böyle durumlar olabiliyor.

Neyse, yani toplam gelire baktığımızda: 6.511,62+643+150= 7.304,62 TL olmuş
Sağ üst köşede gelen temettüler köşesi var o kısım nakit akışlarıma dahil değil, gelen temettüler direkt olarak yatırım hesabında aktifleşiyor.

Şimdi ana tabloya baktığımızda ilk dört kalem;

Ev kredisi 1.570 TL (88 taksit kaldı)
1.Motosiklet kredisi 530 TL (12 taksit kaldı)
2. Motosiklet kredisi 807 TL (16 taksit kaldı)
Vakıfbank kredi 188,27 TL (9 taksit kaldı)

Bunlar sabit ödemelerim idi.

Kredi kartı var bir de, orada çarşı pazar hepten karıştı 🙂 Eski patron beni biraz mahvetti 🙂 Tazminatı verecek diye güvendik kartta açıldık biraz asgari ödeyip duruyoruz. Kredi kartını da göstereyim hemen bir saniye;

Evet kredi kartımın durumu bu şekilde, normalde 6 bin küsür ödemem gerekiyordu. Ama asgari tutar olan 1.209 TL ödedim. Şu an kredi kartına toplam borcum: 15.467,47 TL

Önceki yazılarda anlatmıştım borç sebeplerini tekrar girmeye gerek yok. En son kredi çektim oradan ve 6.999,01 TL tutarında OTJ FON yatırımı yaptım. Yani kıymetli madenler yatırım fonu. Birazdan eklerim onu da portföyüm kısmında.


Beş tane evin faturalarını ödemişim:
Elektrik: 147,60 TL
Ev İnternet: 105,75 TL
Su Faturası: 91 TL
Doğalgaz Faturası 119 TL
Telefon faturası 94,25 TL

Bir de Borsaya yatırım yaptığım günlük küçük miktarlar olarak ayırdığım, berber parası, dolmuş parası, börek parası dediğim o küçük tutarların toplamı: 1.332,66 TL

Ve son olarak ise günlük harcamalar toplamı kalemi dediğim kalem. Benim tam bir ay boyunca cebimden harcadığım tüm muhtelif giderleri kapsıyor. Zaten yukarıdaki günlük nakit çıkışları tablosunda detaylı anlatımı var, ama bunlar ayıklanıp toparlanmış hali, ben hepsini kalem kalem ayırıyorum. Toplam 1.030,15 TL harcama yapmışım. Mesela bunların içinde o yukarıda bahsettiğim 150 TL yemek gelirinin gider karşılığı da var. Yemek parasını da çıkarsak demek ki 880,15 TL harcamışım özel harcamalarım ve eve aldığım gıda alışverişi dahil.

Toplam giderler kalemine baktığımda 14.223,69 TL toplam harcama görünüyor. Ama şu var ki ben yatırım harcamalarını da nakit akışına dahil ettiğim için böyle. Yatırım faaliyetlerinden nakit akışlarını ayırırsak eğer: 6.999.01 + 1.332,66 = 8.331,67 TL yatırım yapılmış

14.223,69 -8.331,67= 5.892,02 TL borç,fatura ödemesi ve harcamalarım olmuş.

Şimdi diyeceksiniz;” ee Gariban 7.304,62 TL gelir var 14.223,69 TL nakit çıkışı var bu nasıl oluyor?”
Şöyle oluyor, geçen ay sağ taraftaki Dönen Varlıklar kısmında Nakit kalemi 9.562,58 TL idi. Şimdi ise 2.654,59 TL. Yani yatırım fonu için kaynağı geçen ay ki kullandığım nakit olarak beklettiğim kredi ile fonladım.

Net Varlık TL :81.001,04 TL/
Net Varlık USD: 4.522 $

Sonuç itibari ile porföyün genelini geçen ay ile kıyaslar isek

Toplam Portföy Bir Önceki Ay’a Göre TL Bazında +%8,56 büyüdü, $ Bazında ise +%1,16 Büyüdü.


Geçen ay toplam Net Varlık kalemi 74.611,47 TL iken, bu ay 81.001,04 TL oldu. Dolar bazında ise 4.470$ iken, 4.522$ oldu. $/TL kurunu geçtiğimiz haziran ayında 16,69 TL ile kapatırken temmuz ayını 17,91 TL ile kapattık. Buna rağmen portföy dolar bazında +%1,16 bile olsa artış yapmış.

Bunların dışında duran varlıklar kısmında ev ve motosiklet değerlerini kendi göz kararınca artırdım bence piyasa değerleri o kadar yapar.

Temettü Gelirleri

Bu ay Vesbe ve Tcell şirketlerimden temettü gelirlerim oldu. Bu gelirler direkt olarak yatırım hesabımda aktifleşti ve hisse alımlarında kullanıldı.

“Tcell portföyüm de numunelik duruyor..”

Aylık ve yıllık olarak bakarsak;
Ocak : 12,23 TL
Mart : 1.174,25 TL
Nisan: 350,95 TL
Mayıs: 99,75 TL
Haziran:106,57 TL
Temmuz:164,16 TL

2021 yılı toplam: 379,95 TL
2022 yılı toplam: 1.907,91 TL
Genel toplam alınan temettü: 2.287,86 TL

Yatırım Hesabı

Evet burası da yatırım hesabım. Toplam yatırım büyüklüğü 75.009,80 TL.

%89,61’i Borsada hisse senetlerinden oluşuyor. %10,39’u ise Fon yatırımlarımdan oluşuyor onlara aşağıda bakacağız.

Yatırım hesabının toplam büyümesi geçen aya göre TL bazında +%21,24, $ bazında ise +%13 oldu.

Yatırım hesabındaki bu büyümenin en büyük nedeni, Dönen Varlıklardaki “Nakit” kalemini yatırım hesabına aktarmış olmamın altını çizelim.

Evet, öncelikle yatırım fonlarından başlayalım. Bu ay 6.999,01 TL’lik OTJ FON yatırımı yaptım. Oyak portföy tarafından yönetiliyor. İçerisinde altın, gümüş, platin, paladyum gibi kıymetli madenleri içeren bir sepet fonu. Doların artması ile birlikte 548,67 TL kâra geçmiş bile. Ben de zaten dövize ve enflasyona karşı hedging amaçlı yapmıştım bu yatırımı. Şimdilik +%7,84. Dolar düşerse burası da düşebilir. Şimdilik uzun vade niyeti ile aldım dursun bakalım.

Onun dışında aşağıdaki 261 lira olan ise para piyasası fonu, ben yatırım hesabıma aktardığım TL nakdi burada tutarım, burası benim yatırım havuzum dur. Gelen temettüler otomatik olarak buraya yatar. Benim vadesiz mevduat hesabımdan virmanladığım yatırım için aktardığım nakitler otomatik olarak bu fon tarafından alınır. Hisse alımlarında ise otomatik olarak fon kendisi gerekli hisse ödemesini yapar. Bu sistemi seviyorum. Para atıl vaziyette durmaktansa çok düşükte olsa gecelik repo faizi elde ediyor. O elde edilen faizleri de aylık bir iki lot Vesbe alımlarında kullanıyorum.

Şimdi hisse kısmına geçelim:

Geçen Aya Kıyasla Hisse Portföyü TL Bazında +%8,89 Büyüdü, $ Bazında İse +%1,48 Büyüdü

Hisselerimi öncelikle bankadaki mobil uygulama üzeriden gösterip ardından excel tablosu ve grafikler ile sunacağım.

Hisseler mobil bankacılık uygulamasında bu şekilde görünüyor.

Bu ay hisse portföyümdeki değişiklikleri sıralayacak olursam;

Vesbe 50 lot alındı
ENJSA 3 lot alındı
Toaso 2 lot alındı
Froto 2 lot alındı
Sisecam 3 lot alındı
Eregl 8 lot alındı

Evet, bu ay yukarıdaki sıraladığım alımları, borsaya günlük attığım o küçük rakamlar ile gerçekleştirdim. Toplamda borsaya bu ay 1.332,66 TL yatırdım. Bu ay ortalarında Twitter’da okuduğum kadarıyla sanırım borsa düşmüş. Benim bluetooth kulaklık bozulduğu için bu aralar hiç bir şey takip edemiyorum dünyada ve Türkiye’de olup bitenlerden hiç haberim olmuyor. Borsa düşmüş çıkmış benim haberim bile olmuyor. Açıkçası beni ilgilendirmiyor fazla, ben her halûkârda param olduğu sürece hisse alımlarımı, birikimlerimi yapıyorum, benim vadem uzun…çok uzun. Şimdi de gelelim portföyün excel ve grafik kısımlarına..

Portföyün durumu bu şekilde, ana para maliyetine göre %91,22 Kârdayız. Geri yatırılan sermayeye göre %80,9 Kârdayız. Zararda olan tek bir hissem var diğerleri artı da. Grafikler ile devam edelim;

Portföy Kâr-Zarar / Alınan Temettü Durumu

Portföy Maliyet/ Güncel Tutar

Portföy Dağılımı

Evet dostlar, portföyümün ve hayatımın durumu bu şekilde.. Bu arada kardeşim de evlenip gideli bir buçuk ay oluyor. Evde huzur var…


Genel olarak hayatımdaki olaylar ve finansal durumum bu şekilde ilerliyor. Sizlere dünyadan ve gelişen ekonomilerden bilgiler vermek isterdim ama inanın kendi hayatıma zor yetişiyorum boş vaktim hiç olmuyor. Ev, iş ders ve anlattığım bazı olaylar ile uğraşıyorum. Dünyadan pek bir haberim yok. Enflasyon kaç oldu onu bile bilmiyorum. Yeni bir bluetooth kulaklık almalıyım bana çok zaman kazandırıyordu. Ona da bir bütçe ayırmalıyım. Neyse, yazı çok uzun oldu

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Saygılarımla

4 Yorum

  1. İşsiz Gariban İşsiz Gariban 31 Temmuz 2022

    19 ay portföyü geçerken uzun olmuş, ben okurken yoruldum vallahi ama soluksuz okudum hee
    Portföyü beğendim, önce bi şaşırdım tabii ne kadar çok hisse var diye, sonradan UV olunca hepsi olmalı diye düşündüm.
    Fonlara giriş yapmışsın, iyi de etmişsin.
    20 ay ne olacak bakalım!
    Saygı ve muhabbetle kal

  2. Serkan YILDIRIM Serkan YILDIRIM 1 Ağustos 2022

    Sevgili Gariban Kardeşim,
    Öncelikle merhaba, İzmir’den çok eski olmasa da sıkı bir takipçin olduğumu belirteyim. Benim gibi nice insanın hayatında bir renksin.
    Hiç karşılaşmadık, hiç sohbet de etmedik ama kendini ifade etme şeklinden hayatın süzgecinden geçtiğini, iyi biri olmaya çalıştığını anlayabiliyorum.
    Ben de senin gibi olmasa da elimden geldiğince kendimi geliştirerek uzun vade yatırımcısı olmaya çalışıyorum.
    Azmini, sabrını ve her konuda dik duruşunu takdir ediyorum. Dilerim cebren ve hile ile yada zor bir durum ile karşılaşıp yolundan sapmak zorunda kalmazsın.
    Sağlıcakla kal. Blog yazın mantı gibi sen 8 saatte yazdın ama biz bir çırpıda okuduk. Eline yüreğine sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik korunmaktadır !!