İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Uzun Vadeli Yükümlülükler Nedir? Uzun Vadeli Yükümlülüklerin Alt Kalemleri Nasıl İncelenmeli?

Merhaba dostlar,

Bu yazımızda da Uzun Vadeli Yükümlülükleri ve alt kalemlerini en basit şekilde anlamaya ve yorumlamaya çalışacağız. Yeni başlattığım “Bilanço Analizi” başlığı kapsamında finans, yatırım, borsa, şirket değerleme, bilanço ve finansal tabloları okumak üzerine öğrendiğim her bilgiyi burada toparlamaya karar vermiştim ve devam ediyoruz.

Finansal tabloları okumak üzerine yazmış olduğum ilk dört yazımı sırasıyla okumanızı öneririm. Amacım bu yazıları okuyan her borsa yatırımcısının bilinçli bir şekilde kendi analizlerini yapabilmesine katkıda bulunmak ve kendimi de bu şekilde geliştirmek. Uzman veya hoca değilim. Amatör olarak ilgileniyorum.

1) Bilanço Nedir? Bilançonun Yapısı


2)Dönen Varlıklar Nedir? Dönen Varlıkların Alt Kalemleri Nasıl İncelenmeli?


3)Duran Varlıklar Nedir? Duran Varlıkların Alt Kalemleri Nasıl İncelenmeli?

4)Kısa Vadeli Yükümlülükler Nedir? Kısa Vadeli Yükümlülüklerin Alt Kalemleri Nasıl İncelenmeli?

5)Numara olarak ise Uzun Vadeli Yükümlülükler Nedir? Uzun Vadeli Yükümlülüklerin Alt Kalemleri Nasıl İncelenmeli?

Hadi başlayalım;

Uzun Vadeli Yükümlülükler Nedir?

Bilanço analizi başlığı kapsamında yukarıda sıralamış olduğum ilk dört yazımı da sırasıyla okuyarak buraya kadar gelmiş olduğunuzu varsayarak yazıma başlayacağım. Çünkü hepsi birbiri ile bağlantılı.

Evet, Uzun Vadeli Yükümlülükler Nedir?

Uzun vadeli yükümlülükler: bir önceki yazımızda, kısa vadeli yükümlülüklerde de anlattığımız gibi, bilançonun sağ tarafında bulunan Pasifler/Kaynaklar/ Yükümlülükler dediğimiz kısımın ikinci kalemi.


Kısa vadeli yükümlülüklerde;” Bir yıldan kısa süre içerisinde şirketin ödemek ile yükümlü olduğu tüm finansal borçlarını, ticari borçlarını, vergi borçlarını, çalışanlara sağlanan faydalar kapsamında ödenecek borçlarını, müşteri sözleşmelerinden doğan yükümlülükler gibi olmak üzere pek çok borç ve yükümlülüğü ifade eder,” demiştik. Uzun vadeli yükümlülükler de kısa vadeli yükümlülüklerin aynısı, sadece bir yıldan daha uzun süreli, yani bir yılın üzerindeki ödemekle yükümlü olan borç kalemlerinin muhasebeleştirildiği, hesaplandığı bir kaynak kalemi.

Bilançonun kaynak kısmını birinci yazımız olan bilançonun yapısı bölümünde Ali arkadaşımız örneğinde anlatmıştık. Bilançonun kaynak kısmı varlıklarımızı ne şekilde finanse ettiğimizi gösteren bir bölüm idi. Varlıklarımızı iki şekilde finanse edebiliriz; ya özkaynaklarımız vardır, yada yabancı kaynak, yani dışarıdan borç, kredi alarak varlıklarımızı finanse etmişizdir.

Bilançonun pasif/kaynak/yükümlülük kısmı bizim bunları görmemize olanak sağlar. Bu üç terimin üçünü birden kullanıyorum ki üçünün de aynı anlama geldiğinin kavranmasını istiyorum. Çünkü finansal terimler ile yeni tanışan dostlarımız kavramlar arasında fikir karmaşası yaşayabiliyorlar. O yüzden bu üç terimi kullandım ama yazımızın bu noktasından itibaren dilerseniz “kaynak” terimini kullanarak yazımıza devam etmek istiyorum.


Evet, ne dedik? “Bilançonun kaynak kısmı varlıklarımızı ne şekilde finanse ettiğimizi görmemize olanak sağlar.” Bilançoda, bir varlıklarımız vardı, bir de kaynaklarımız vardı. Varlıklar kısmını tüm alt kalemleri ile birlikte önceki yazılarımızda tek tek anlattık, şirket analiz etme şekillerini yatırımcı bakış açısıyla dipnotlarına kadar yorumlamaya çalıştık.

Bilançonun kaynak kısmında üç tane önemli kalem vardır. Bunlar;

  • Kısa Vadeli Yükümlülükler
  • Uzun Vadeli Yükümlülükler
  • Özkaynaklar

Bu kalemlerden birincisi olan Kısa Vadeli Yükümlülükleri bir önceki yazıda anlatmıştık. Bu üç kalem bizim varlıklarımızı ne şekilde finanse ettiğimizi gösteriyor. Yani borçlarımızın ve özkaynaklarımızın yapısını analiz ediyoruz. Bir şirket varlıklarının %100’ünü borç ile mi finanse ediyor? Yoksa %75 özkaynağa sahip, %25’ini mi borç ile finanse ediyor?

İşte burası çok önemli!

“P. Lynch, sağlıklı bir bilançoda kaynakların %75 özsermaye %25 borç olduğunu ifade etmektedir.

David Dreman (Contrarian Investment Strategies) sağlıklı bir bilançoda borçların özsermayenin %40’nı geçmemesini önerir.

Yaşar Erdinç Hoca tüm kaynakların en az %51 özsermayeden oluşan şirketlerin sağlam ve sağlıklı bir bilançoya sahip olarak kabul edilebileceğini söylerdi. 

Hagstrom, (The Warren Buffett Way) Buffett’in daima düşük borçlu şirketleri sevdiğini söylerdi. Her ne kadar bazı analistler işlerin iyi gittiği dönemde borçla büyümenin iyi olabileceğini söylesede, Chancellor’un “Devil Take the Hindmost” adlı çalışması bize işlerin iyi gittiği dönemin bir anda kötüleşebileceğini ve bu durumda yüksek borçlu şirketin yıkılma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.

Buffet (Berkshire Hathaway Letters to Shareholders 1965-2019)  mektuplarında yüksek borçlu şirketlerin ekonominin yavaşladığı dönemlerde büyük çaptaki tehditlere karşı korunaksız kalabileceği hususunda bizi ihtar ve ikaz ediyor.

Bir diğer konu ise şirketin tüm borçlarının tüm varlıklarına oranını gösteren kaldıraç oranıdır. Bu oran şirketin orta ve uzun vadede borç ödemeyle ilgili bir sorun yaşayıp yaşamayacağına dair bize fikir verir. Gelişmiş ülkelerde %50 ve altı kaldıraç oranı makul kabul edilirken gelişmekte olan ülkelerde bu oran %70’e kadar makuldür.”

Not: Bu kısım Mahmut Çitçi Hoca’mın Alkim Temel Analizinden alıntılanmıştır. Analize gitmek için buraya tıklayınız


Evet, Varlıklar ve Kaynaklar arasındaki ilişkiyi ve sağlıklı bir borç özkaynak yapısını anladığımızı düşünüyorum. Şimdi Uzun Vadeli Yükümlülüklerin alt kalemlerini ve alt kalemlerin dipnotlarına gidip incelemeler yapalım. Daha sonra eğitim sürecini tamamladığımızda genel olarak örnek bilanço analizi yapıp tek tek tüm konulara değineceğiz.

Önceki yazılarımızda Şişecam bilançosu analizi üzerinde çalışmıştık. Eğitimin bütünlük sağlama açısından aynı bilanço verileri ile devam edelim;

  • Alt Kalemler:

Uzun Vadeli Borçlanmalar Nedir?

Uzun Vadeli Borçlanmalar: Bu başlıkta şirketin bir yıldan uzun süreyi kapsayan, kredi kurumlarına olan borçları ile para piyasası araçları ile sağlanan krediler ve vadesi bir yıldan daha uzun bir süre olan uzun vadeli borçların anapara taksit ve faizleri bilançoda bu başlıkta yer alır. Bu başlık genel olarak şirketin finansal borçlarını ifade eder. Başlıktan da anlaşılacağı gibi uzun vadeli borçlanma, yani bir yıldan uzun, bir yıl üzeri, üç yıl, beş yıl, on yıl gibi borçları kapsayan borçlardır.
Bu başlık içerisinde şu kalemler bulunur; banka kredileri, uzun vadeli kredilerin anapara taksitleri ve faizleri, tahvil anapara borç taksit ve faizleri, çıkarılmış bono ve senetler, çıkarılmış diğer menkul kıymetler, menkul kıymet ihraç farkı ve diğer mali ve finansal borçlar gibi kalemler.

Örnek analiz olarak Şişecam’ın uzun vadeli borçlanmalarına baktığımda, 12.4 milyardan, 17.2 milyara artan uzun vadeli borçlanma olduğunu görüyorum. İlk bakışta anladığım kadarıyla şirket uzun vadeli kredi kullanmış diye düşünüyorum. Ve bu fikir çilesini nihayete erdirmek için hemen 8 numaralı dipnotun detaylarına gidiyorum.

Evet, 8 numaralı dipnota indiğimde şirketin geçmiş 2020 Aralık döneminde uzun vadeli kredilerin uzun vadeli kısmının 7.2 milyar olduğunu görüyorum. Kısa vadeli yükümlülükler kısmında, uzun vadeli borçlanmaların kısa vadeli kısımları olarak 6.9 milyar ödeme olmasına rağmen, 2021 Aralık dönemine gelindiğinde uzun vadeli kredilerin uzun vadeli kısmının düşmediğini halen aynı seviyeleri koruyup 7.3 milyar bandında kaldığını görüyorum. Bu da demek oluyor ki, şirket yeni uzun vadeli bir kredi kullanmış.
İkinci olarak çıkarılmış tahvillere baktığımda geçmiş dönemde 5.1 milyar olan tahvilin 9.3 milyara çıktığını görüyorum. Şirket tahvil satarak dış finansman sağlamış bu da kredi yaratmanın bir başka yolu.
Bunların dışında, üçüncü olarak kiralama işlemlerinden borçlar kaleminin üç katından fazla arttığını görüyorum.

Bu şekilde uzun vadeli borçlanmaların yapısını anlamaya çalıştık. Daha detaylı olumlu veya olumsuz yorumlar yapabilmek için bu dipnotlarında dipnotları okunmalı, bu şekilde basmakalıp ön yargılar ile yorumlar yapmak olumlu veya olumsuz yorumlarda bulunmanın sağlıklı bir analiz olmayacağı düşüncesindeyim. Burada sadece eğitim amaçlı analiz olarak verileri kullandık. Burada olumlu ve olumsuz yorumlarda bulunmak için şirketin bu sağladığı dış finansman kaynaklarını nerede ve ne şekilde ve hangi faiz oranlarından kullandığını, gelecekte şirkete ve biz yatırımcılara getirisinin nasıl ve ne şekilde olacağının anlaşılması gerekmekte olduğunu ifade etmek isterim, bunun için faaliyet raporlarının, finansal raporların ve yatırımcı sunumlarının dikkatle okunması gerektiği kanaatindeyim. Bir sonraki kalemimiz olan Diğer Borçlar kalemine geçiyorum.

Diğer Borçlar Nedir?

Bu kalemde herhangi bir ticari nedene dayanmadan meydana gelmiş ve bir yıldan uzun vadede ödenmesi beklenen borçları kapsayan hesaplar yer alır. Diğer borçlar grubunda şu kalemler yer alır; ortaklara borçlar, iştiraklere borçlar, bağlı ortaklıklara borçlar, personele borçlar, diğer çeşitli borçlar, diğer borç senetleri reeskontu gibi kalemlerden oluşur.

Bu bölümde yer alan önemli hesaplardan birisi kamuya olan ertelenmiş veya taksitlendirilmiş borçlar kalemidir.

“Kamuya olan vergi ve benzeri borçlardan vadesinde ödenmeyip ertelenmiş veya takside bağlanmış olup iki yıldan daha uzun bir dönemde ödenecek olan borçlar bu grupta gösterilir. Teşvik tedbirlerinin bir sonucu olarak, işletmelerin kamuya olan bazı borçları ertelenmiş veya takside bağlanmış olabilir. Örneğin, gümrük vergileri ve diğer bazı vergi borçları taksitlendirilmiş olabilir. Yine sosyal güvenlik kuruluşlarına olan borçların ödenmesi ertelenip taksitlendirilmiş olunabilir. İşte bu tür borçların gelecek hesap dönemi içinde ödenecek tutarlar dışında kalanları, uzun vadeli diğer borçlar içinde gösterilir.”
Kaynak: Finansal Tablolar ve Mali Analiz Teknikleri- Prof. Dr. Nalan Akdoğan – Prof. Dr. Nejat Tenker

11 numaralı uzun vadeli diğer borçların dipnotuna baktığımda şirket bilançosuna göre çok küçük bir miktar içerdiğini görüyorum, 3 milyon. Çok önemli bir tutar değil şirket için, ama yinede dipnotları dikkatlice okumakta fayda görüyorum. Ve bir sonraki kalemimiz olan Türev Araçlar kalemine geçiyorum.

Türev Araçlar Nedir?

Türev araçlarını dönen varlıklar ve duran varlıklar yazılarında anlatmıştık tekrar aynı şeyleri yazmaya gerek duymuyorum türev araçlar o bölümlerde varlık olarak sınıflandırılıyordu bu bölümde ise türev araçların yükümlülük kısmı var. Bildiğiniz gibi türev araçlar dediğimiz kalem şirketlerin VİOP’ta çeşitli finansal enstrümanlarla kendilerini çeşitli risklere karşı korumaya aldıkları bir araç. Şirketin bu durumda yükümlülüğü de olabilir. Şirket için çok küçük rakamlar ama yinede incelemek için 12 numaralı dipnot dan detaylı bilgiyi alabiliriz.

12 numaralı dipnota indiğimizde gerçeğe uykun değer riskinden korunma ve nakit akış riskinden korunma amaçlı şirket kendisini uzun vadeli swap ve opsiyon işlemleri ile hedge etmiş ve bu yüzden bir yükümlülük görünüyor hem şirket için küçük bir tutar hemde olumsuz bir durum değil. Bir sonraki kalemimiz Ertelenmiş Gelirler kalemine geçelim.

Ertelenmiş Gelirler Nedir?

Ertelenmiş gelirleri bir önceki yazımız olan kısa vadeli yükümlülükler başlığının alt kalemleri içerisinde anlatmıştık. Bu kalemde bir yıldan uzun sürede tahakkuk edilmesi beklenen ertelenmiş gelirleri uzun vadeli kısımda gösteriyor arada bir fark yok.

Tekrar hatırlayacak olursak;

“Ertelenmiş gelirler; tahakkuk etmemiş gelir, ayrıca kazanılmamış gelir olarak adlandırılır. Tahakkuk muhasebesinde gelir tanıma işlemi tamamlanmadığı ve şirketin ürün veya hizmeti hâlâ alıcıya bağlı olduğu durumlardır. Bir şirket tahakkuk muhasebesi metodunu kullandığında, gelir yalnızca bir alıcıdan para alındığında ve mal veya hizmetlerin alıcıya teslim edildiği zaman gelir olarak kaydedilir. Bir şirket ertelenmiş gelir tahakkuk ettirdiğinde, bir alıcı veya müşterinin gelecekte teslim edilecek bir mal veya hizmet için önceden ödeme yapması nedeniyle olur.
Bu şekilde alınan nakit, bir yükümlülük olarak kabul edilir. Çünkü malın veya hizmetin teslim edilmesinin hâlâ bir şansı vardır ve alıcı siparişini iptal edebilir. Her iki durumda da bir şirket, imzalanmış bir sözleşmede diğer ödeme şartları açıkça belirtilmediği sürece, müşteriye ödemek zorundadır.
Ertelenmiş gelir örneği; bir dergi şirketi yıllık olarak ödenen, yıllık abonelik hizmetleri şeklinde ödeme kabul ettiğinde geçerlidir. Dergi şirketi aylık bir dergiyi gönderiyorsa, toplam 12 dergi henüz teslim edilmediği için toplanan para sadece on iki ayda tanınabilir. Müşteri aboneliğini iptal etmeye karar verirse veya dergi şirketi abone olan dergiyi durdurmaya karar verirse aksi belirtilmedikçe firma kazanılan parayı müşteriye geri getirmekle yükümlüdür. Kazanılana kadar bir yükümlülük olarak kabul edilmesinin tam nedeni de budur.”

Evet, ertelenmiş gelirlerin tanımı ve örneği bu şekilde. Bu tanımı ve örneği ben yapmadım daha önce not defterime kaydetmiştim ancak kaynağını bulamadığım için kaynak ekleyemedim. Yazının sahibinden özür dileyerek devam ediyorum.

Şişecam’ın uzun vadeli ertelenmiş gelirleri iki katından fazla artmış, bunu anlamak için 14 numaralı dipnota gidelim;
Dipnotunda, dipnotunda gerekli açıklama yapılmış. Şirketin kısa ve uzun vadeli ertelenmiş gelirlerin büyük kısmı şirketin çeşitli ülkelerde bulunan iştiraklerinin ve bağlı ortaklıklarının faaliyette bulundukları devletlerden aldıkları devlet yardımlarından oluşmaktadır. Olumsuz bir durum yok. Bir sonraki kalemimiz Uzun Vadeli Karşılıklar kalemine geçelim.

Uzun Vadeli Karşılıklar Nedir?

Uzun vadeli karşılıkların tanımını öncelikle akademik ifade ile, “Finansal Tablolar ve Mali Analiz Teknikleri” Prof. Dr. Nalan Akdoğan – Prof. Dr. Nejat Tenker Hocalarımın değerli eserlerinden alıntı yaparak tanımını yapalım:

“Uzun vadeli yabancı kaynaklar arasında yer alan borç ve gider karşılıkları; bilanço tarihinde belirgin olarak ortaya çıkan ancak tutarının ne olacağı kesin olarak bilinemeyen veya tutarı bilinmekle birlikte ne zaman tahakkuk edeceği bilinemeyen uzun vadeli borçlar veya giderler için ayrılan karşılıkları kapsar. Bu grupta yer alan karşılık hesapları aktifi düzenleyici nitelikte değildir. Bu grupta yer alan hesaplar bilançoda aşağıdaki gibi raporlanır:

1.Kıdem Tazminatı Karşılıkları
2.Diğer Borç ve Gider Karşılıkları

Bu grupta yer alan en önemli hesaplardan birisi kıdem tazminatı karşılıklarıdır.

Belirlenecek esaslar çerçevesinde ayrılacak kıdem tazminatı karşılıklarının borçlar arasında gösterilmesi, gerek uluslararası muhasebe standartlarında ve Avrupa Topluluğu için öngörülen dördüncü yönergede, gerekse sermaye piyasası kurulu mevzuatına göre çıkarılmış muhasebe standartlarında öngörülmektedir.

Söz konusu karşılıklar vergi yasalarına göre gider olarak kabul edilmemekle birlikte, bu borçların hesap edilip bilanço pasifine yansıtılması gerekir.

Aslında T.T.K. 458. maddesi, işletmelerin gizli yedek akçe ayırmasına olanak verirken, aktifin olduğundan düşük gösterilmesi veya diğer şekillerde de bu işlemin yapılabileceğini söylemiştir.

Aktifin olduğundan düşük gösterilmesiyle gizli yedek akçe ayrılabilir. Fakat pasifin olduğundan yüksek gösterilmesi de gizli yedek akçeye olanak verir.

Bilanço pasifi, yabancı ve öz kaynaklardan oluştuğuna göre yükseltme bu iki kalemle yapılabilecek ancak, öz kaynaklar yükseltilirse ortada gizli değil açık yedek akçe söz konusu olacaktır. Geriye, gizli yedek akçe ayırmak için yabancı kaynakların yani borçların olduğundan yüksek gösterilmesi seçeneği kalmaktadır. İşletmenin borçları nominal veya kayıtlı değerle bilançoya geçirildiğine göre mevcut borçların değerini olduğundan fazla göstermeye olanak yoktur. Bu takdirde henüz kesinleşmeyen ancak belirgin olan borçların bilançoya alınması, gizli yedek akçe ayırmada pasifin yükseltilmesi seçeneği kullanılırken tek yol olarak kalmaktadır.

Nitekim, işletme aleyhine açılan bir tazminat davası nedeniyle düşülebilecek borçlu durumu, bugünden bilançoya almak, işçilerin emekliliğinde veya ayrılmalarında ödenecek kıdem tazminatlarını borç olarak göstermek, kefalet veya garanti yüklenmelerinden dolayı doğan ihtimali yüksek borçlara bilançoda yer vermek, bu tür borçların örnekleri olmaktadır. Ancak böyle bir durumun vergi yasalarımıza aykırı olduğunu fakat Ticaret Yasamızın veya sermaye piyasası mevzuatının imkan tanımasıyla yapılan bu işlemin, kanunsuz bir işlem olmadığını belirtmeliyiz. Nitekim Muhasebe Sistemi Genel Tebliğinde de bu gruba bilançoda özellikle yer verilmiştir.”

Kaynak: Finansal Tablolar ve Mali Analiz Teknikleri- Prof. Dr. Nalan Akdoğan – Prof. Dr. Nejat Tenker

Evet, uzun vadeli karşılıkların akademik tanımı bu şekildeydi. Yani kısacası, şirketin gelecek dönemlerde oluşabilecek çalışanlara kıdem tazminatları, şirket aleyhinde açılabilecek mahkeme dava giderleri gibi konular için şirket bilançolarının pasifinde yedek akçe ayrılmaktadır. Bu kalemleri yedek akçe olarak düşünelim.

Şimdi de Şişecam’ın uzun vadeli karşılıklarının duruma bakalım.

Baktığımızda şirket neredeyse üç katına çıkan bir uzun vadeli karşılık ayırmış. Acaba gelecekte çok büyük bir gider mi bekliyor veya şirketin yatırımları arttı, çalışan personel sayısı arttı o yüzden mi böyle karşılık ayırdı bunları düşünürken hemen 25 numaralı dipnota gidip detayları öğrenmek istiyorum.

25 numaralı dipnota indiğimde gördüğüm çalışanlara kıdem tazminatı karşılığı makul oranda artmış. Esas majör artışlar tanımlamış fayda planları ve çevresel rehabilitasyon karşılıkları başlıkları altında oluşan iki kalem bu yüksek artışın esas kaynağı. Çok daha detaylı açıklamalar dipnotun devamında veriliyor, bu kalem hakkındaki genel kanaatimizi açıklamaları okuduktan sonra vermek doğru olacaktır. Bir sonraki kalemimiz Ertelenmiş Vergi Yükümlülüğü kalemine geçelim.

Ertelenmiş Vergi Yükümlülüğü Nedir?

“Ertelenmiş vergi borcu, cari dönem için değerlendirilen veya ödenmesi gereken ancak henüz ödenmemiş bir vergidir. Erteleme, verginin tahakkuk ettiği ve verginin ödendiği zaman arasındaki zamanlama farkından kaynaklanır. Ertelenmiş vergi yükümlülüğü, şirketin, taksitli satış alacağı gibi cari dönemde gerçekleşen bir işlem nedeniyle gelecekte daha fazla gelir vergisi ödeyeceğini kaydeder.

Ertelenmiş Vergi Yükümlülüğü Nasıl Çalışır?

ABD vergi kanunları ve muhasebe kuralları farklı olduğundan, bir şirketin gelir tablosundaki vergi öncesi kazancı, bir vergi beyannamesindeki vergilendirilebilir gelirinden daha fazla olabilir ve bu da şirketin bilançosunda ertelenmiş vergi yükümlülüğüne yol açar. Ertelenmiş vergi borcu, bir şirketin gelecekte uygun vergi makamlarına yapması beklenen gelecekteki bir vergi ödemesini temsil eder ve şirketin öngörülen vergi oranı ile vergilendirilebilir geliri ile vergi öncesi muhasebe kazancı arasındaki farkın çarpımı olarak hesaplanır.

Ertelenmiş Vergi Yükümlülüğünün Basitleştirilmesi

Ertelenmiş vergi borcunu tanımlamanın basit bir yolu, bir şirketin “eksik ödediği” vergilerin miktarıdır – ki bunlar gelecekte (en sonunda) telafi edilecektir. Yetersiz ödeme yaptığını söylemek, vergi yükümlülüklerini yerine getirmediği anlamına gelmez, bunun yerine yükümlülüğün farklı bir zaman çizelgesine göre ödendiğini kabul eder.

Örneğin, yıl boyunca net gelir elde eden bir şirket, kurumlar vergisi ödemek zorunda kalacağını bilir. Vergi yükümlülüğü cari yıla uygulandığından, aynı döneme ait bir gideri de yansıtması gerekir. Ancak vergi, bir sonraki takvim yılına kadar ödenmeyecektir. Tahakkuk / nakit zamanlama farkını düzeltmek için vergiyi ertelenmiş vergi borcu olarak kaydetmektir.”

Kaynak: Thelittlecollection” tıklayınız


Evet, yukarıda Thelittlecollection sitesinden alıntıladığım bilgiler ile ifade edildiği gibi, kısaca şirketin cari dönem ve geçmiş dönemlerden birikmiş ve gelecekte ödemek ile yükümlü olduğu/olacağı vergi borçlarını ifade eder.

Şişecam’ın ertelenmiş vergi yükümlülüğüne baktığımızda 209 milyondan 618 milyona ciddi artış görüyorum. 36 numaralı dipnota gidip detaylarına bakmaya çalışalım.

Dipnota baktığımızda, şirketin ertelenmiş vergi varlık fazlası olduğunu görüyorum. Şirket adına olumlu bu kısımın çok daha detaylarına girmeye gerek duymuyorum muhasebe konusunda uzmanlık gerektiren konular. Biz yatırımcı gözü ile bilanço kalemlerini mantığını kavramaya çalıştığımız için çok fazla kafamızı karıştırmaya gerek yok. Ama yinede dipnotların açıklamalarını okumak faydalı olacaktır. Bir sonraki kalemimiz Diğer Uzun Vadeli Yükümlülükler kalemine geçiyorum.

Diğer Uzun Vadeli Yükümlülükler Nedir?

Finansal muhasebede diğer uzun vadeli yükümlülükler, bilançoda birleştirilmiş uzun vadeli borç kategorileridir.” diğer uzun vadeli borçlar” terimi, bir firmanın bir yıldan uzun sürede ödemesi gereken uzun vadeli borç kalemlerini ifade eder. Buna ek olarak şirketler finansal tablolarda kendi satırlarında ayrı ayrı tanımlayacak kadar önemli olmayan yükümlülükleri tanımlamak için “diğer” kelimesini ekler, böylece birlikte “Diğer Uzun Vadeli Yükümlülükler” olarak gruplandırılırlar. Diğer uzun vadeli yükümlülükler, diğer duran varlıkların tersidir.

Yani kısacası; çok küçük, hiç bir kategoriye sığdırılamayan borçlar diğer uzun vadeli borçlar olarak topluca bu kalemde gösterilir. Örnek olarak Şişecam üzerinde bakalım.

Baktığımızda diğer uzun vadeli yükümlülükler kaleminde daha önce hiç bir yükümlülük yok iken 12 milyona çıkan bir artış görüyoruz. 27 numaralı dipnota gidip detaylara bakabiliriz.

Uzun Vadeli Yükümlülük Analizi

Evet, sonuç itibari ile Uzun Vadeli Yükümlülükler kalemlerin bütün alt kalemlerini inceledik ve tanımlarını yapmaya çalıştık. Şimdi genel tabloyu bir hafızamızda canlandıralım;

Aşağıdaki görsel yukarıdaki bütün sıraladığımız kalemlerin yani Uzun Vadeli Yükümlülükler dediğimiz başlığın geneli, bütün rakamları topladığımız da çıkan sonuç 20.115.951 TL şirketin bütün uzun vadeli borçları bu kadarmış. 13.498.325 TL’den 20.115.951 TL’ye artan uzun vadeli bir borç yükümlülüğü var. Bu durumu değerlendirmek için geriye çekilip bütün bilanço verilerini ele almamız gerekiyor.

Genel olarak değerlendirmemizi yapmak için “Bilanço Analizi” eğitimi başlığındaki son bölümümüz olan “Özkaynaklar Nedir? Özkaynak Değişim Tablosu Analizi”ni tamamladıktan sonra genel bir tekrar ve örnek bilanço analizi yapacağız.

Uzun Vadeli Yükümlülükler Nedir? Yazımızı burada sonlandırıyorum. Dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Burada yapılan şirket yorumları tamamen eğitim amaçlıdır. Yatırım tavsiyesi içermez. Ayrıca yanlış bildiğim konular var ise Twitter’dan Dm yoluyla iletirseniz çok sevinirim. Hoca değilim, uzman değilim. Öğrenmeye çalışan öğrenciyim yanlış yorumlamış olabilirim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Saygılarımla.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    error: İçerik korunmaktadır !!